YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/443
KARAR NO : 2021/4277
KARAR TARİHİ : 09.03.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Silahla tehdit, yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar … ve … haklarında kurulan mahkumiyet hükümlerini temyiz ettiği anlaşılmakla yapılan incelemede;
14/04/2011 tarih ve 27905 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile eklenen 5329 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun geçici 2. maddesinin 1. fıkrası uyarınca üç bin liraya kadar olan doğrudan hükmolunan para cezalarına ilişkin mahkumiyet hükümlerinin kesin nitelikte olduğu, ancak sanık … hakkında katılan …’a yönelik yağmanın daha az cezayı gerektiren hali olan TCK’nın 150/1. maddesi yollamasıyla yaralama suçundan kurulan hüküm hapisten çevrilmiş adli para cezası olması karşısında, tebliğnamede bu konuda red isteyen düşünceye katılınmamıştır.
Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinde, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulaması yönünden, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararın ve 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 10. maddesinin infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Oluş ve dosya kapsamına göre, sanık …’ün, olaydan 2 gün önce (29.03.2014) tarihinde katıldığı kavga olayı sırasında, mağdur … ve babası …’in …plakalı aracına zarar vermeleri nedeniyle Nazilli İlçe Emniyet Müdürlüğünün 2014/1224 suç sayılı yazısı uyarınca Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/4017 soruşturma sırasına kayıt edilerek soruşturma yapıldığı, 04.04.2014 tarihli olay yakalama, muhafaza altına alma ve görgü tespit tutanağına göre, bahse konu aracın sağ ön kapı üzerinde yer yer göçükler ve çizikler olduğu tespit edildiği, sanığın, bunun için yanına aldığı sanık … ve temyizin konusu olmayan … ile mağdurun işyerinin önüne gidip aracındaki zararının tazmin edilmesi için 5000 TL para istediği, mağdurun olumsuz yanıt vermesi üzerine belinden çıkardığı kuru sıkı tabancayı doğrulttuğu, olaya müdahale etmek isteyen diğer mağdur …’e silahla tehdit ettikten sonra elindeki tabancayı mağdur …’ın omzuna vurup yere düşürdükten sonra tüm sanıkların mağdur …’ı tekme ile darp etmeleri şeklinde gelişen olayda;
Öncelikle Nazilli İlçe Emniyet Müdürlüğünün 2014/1224 suç sayılı yazısı uyarınca Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/4017 soruşturma sırasına kayıt edilen dosya getirtilerek incelenip sanık …’ün … plakalı aracına verilen zararın mağdur … tarafından yapılıp yapılmadığı tespit edilip, mağdur … tarafından zarar verildiğinin anlaşılması durumunda, sanığın … plakalı Renault Mefase Scenic marka aracına verilen zararın suç tarihindeki gerçek piyasa değerinin de mahkeme tarafından resen araştırılarak tespit edilmesinden sonra, sanık …’ün mağdur …’dan istediği 5000 TL alacak miktarı ile araçtaki zararın oranlaması yapılarak arada açık bir nispetsizlik veya aşkın bir talep olup olmadığı saptanıp sanık …’ün mağdurlar … ve …’e yönelik eyleminin bir bütün halinde yağmaya teşebbüs suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilip hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturma ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Katılan …’ın diğer sanık …’ün aracına zarar vermesi nedeniyle hukuki ilişkiye dayanan bir alacağının bulunduğu kabul edilse dahi sanık …’in sanık …’ün arkadaşı olduğu, sanık …’in katılan ile arasında hukuken korunan bir alacağının bulunmadığı gözetildiğinde, diğer sanık …’ın katılandan olan alacağını tahsil etmek amacıyla onu yaralayıp tehdit etmek suretiyle borcun ödenmesini istemesi şeklinde gerçekleşen eylemin sanık … yönünden yağmaya teşebbüs suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşürülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Kabule göre de;
a- Oluş, dosya kapsamına göre, sanık …’ün mağdur …’e yönelik müstakil tehdit suçundan hüküm kurulması gerekirken yağmanın daha az cezayı gerektiren hali olan TCK’nın 150/1. maddesi yollamasıyla 106/2. maddesinde düzenlenen tehdit suçundan hüküm kurulması
b- Sanık …’ün, katılan …’a yönelik tehdit suçunu silahla ve diğer sanıklarla birlikte aynı anda ve eylem bütünlüğü içerisinde el ve işbirliğiyle hareket edilmek suretiyle işlendiği anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 106/1. madde ve fıkrasının (a) bendinin yanı sıra (c) bendinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ve aynı Yasanın 61.maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken bunların değerlendirilerek alt sınır aşılarak ceza uygulaması yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
c- Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, sanıkların aynı suç işleme kararının icrası kapsamında iştirak halinde eylemlerini gerçekleştirmeleri nedeniyle, sanık …’nin de suçta kullanılan silahtan sorumlu tutularak hakkında 5237 sayılı TCK’nın 86/3-e maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
d- Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıka kaydı olması nedeniyle TCK’nın 58/3. maddesi gereğince TCK’nın 86/2 .maddesinde belirtilen seçenek cezalardan hapis cezası seçildikten sonra TCK’nın 58/6.maddesi gereğince mükerrerlere özgü infaz rejimi uygulanması gerekirken, hapis cezasının adli para cezasına çevrilerek, sonuç ceza adli para cezası olduğundan tekerrür hükümlerinin uygulanma imkanının ortadan kaldırılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve …’ nin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, sanıklar hakkında 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesinin gözetilmesine, 09.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.