YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9577
KARAR NO : 2021/5669
KARAR TARİHİ : 23.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, işyeri dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın yüzüne karşı verilen hükümleri 15/11/2019 tarihli dilekçe ile süresinde temyiz ettiği; ancak temyiz dilekçesinin, başka suçtan hükümlü olduğu ceza infaz kurumu tarafından sehven mahkemeye gönderilmediği, sanığın 16.01.2020 tarihli dilekçe ile “karara süresinde itiraz ettiğini, dosyanın üst derece mahkemesine gönderilip gönderilmediğine dair bilgi istediğini” belirtmesi üzerine Mahkeme tarafından 05/05/2020 tarihli ek Kararla “dosya içerisinde temyiz talebinin bulunmadığından bahisle sanığın talebinin reddine” karar verildiği anlaşılmakla; Mahkemenin 05/05/2020 tarihli ek Karar kaldırılarak yapılan temyiz incelemesinde:
Sanığın eylemine uyan TCK’nın 116/2-4, 119/1-c maddeleri kapsamında kalan suçun TCK’nın 66/1-d, ve 66/3. maddeleri gereğince olağan zamanaşımı süresinin 15 yıl, aynı suçun olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 22 yıl 6 ay olduğu, TCK’nın 204/1 maddesi kapsamında kalan suçun TCK’nın 66/1-e, ve 67/4. maddeleri gereğince olağan zamanaşımı süresinin 8 yıl, aynı suçun olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 04/09/2013 tarihi itibariyle durduğu ve sanığın denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan dolayı verilen hükmün kesinleşmiş olması karşısında, denetim süresi içerisindeki suçun işlendiği 24/06/2017 günü yeniden işlemeye başladığı nazara alındığında sanığın üzerine atılı eylemler nedeniyle zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki düşme isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
I-Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre sanığın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA, II-Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığını ihlal etme suçundan kurulan hükme ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Mahkemenin sanık hakkında 09/07/2007 tarih, 2006/200 esas ve 2007/240 karar sayılı kararında TCK’nın 119/1-c. maddesinin uygulanması gerektiği bu kararın yalnızca sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi nedeniyle 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanık lehine kazanılmış hak oluşturduğu gözetilerek bozma sonrası kararda 119/1-c. maddenin uygulanıp sonuç ceza üzerinden kazanılmış hakkın gözetilmesi gerekirken kazanılmış hakkın yanlış uygulanması suretiyle yazılı şekilde TCK’nun 119/1-c. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının korunmasına 23.03.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.