YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11796
KARAR NO : 2013/4399
KARAR TARİHİ : 13.03.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, hor kullanma tazminatının tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece İstanbul İcra Dairesinin yetkisizliğine, yetkili icra dairesinde takip yapılmadığından hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde taraflar arasındaki 1.7.2001 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesine göre, İstanbul İcra Dairelerinin ve mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek itirazın iptali ve % 40 tazminat talep etmiş, davalı ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece 6100 sayılı HMK .nın 17. maddesi uyarınca tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıklarda yetki sözleşmesi yapılabileceği, tarafların tacir ve tüzel kişi olmadığı, bu nedenle sözleşmedeki yetki şartının geçerli olmadığı, kiralananın ve davalının bulunduğu yer itibariyle Gebze İcra Dairesinin yetkili olduğu, takibin yapıldığı İstanbul İcra Dairesinin ise yetkisiz olduğu sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
İİK.’nun 50.maddesi hükmüne göre, takip hukukunda HUMK’nun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile uygulanır.Taraflar arasındaki 1.7.2001 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin yetkili icra dairesine ilişkin 14. maddesinde; İstanbul mahkeme ve icra müdürlükleri yetkili kılınmıştır. Bilindiği gibi takibin yapıldığı 13.1.2011 tarihinde yürürlükte olan 1086 sayılı HUMK’nun 22.maddesi hükmü uyarınca, yetki sözleşmeleri veya yetkiye ilişkin sözleşmedeki hükümler kamu düzenine ilişkin olan haller dışında geçerli olup tarafları bağlar. Bu bağlamda 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 17.maddesinde; “Tacirler veya kamu tüzel kişileri aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” hükmü öngörülmüşse de, anılan Yasanın 448.maddesine göre, bu kanun hükümleri tamamlanmış işlemleri etkilemeyeceğinden, yetki meselesi takip tarihindeki mevzuat hükümlerine göre halledilecektir. Yapılan bu açıklamalar ışığında, sözleşmede belirtilen yetkili icra dairesinde takip yapılmasında ve dava açılmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Bu nedenle yetki itirazı reddedilerek mahkemece işin esası incelenmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 13.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.