YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/15773
KARAR NO : 2021/1859
KARAR TARİHİ : 03.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi. Eski Hale Getirme, Yıkım
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı, … Köy içi mevkiinde bulunan 111 ada 24 parselin babası … oğlu … adına kayıtlı iki katlı ahşap ev, ahşap ahır, samanlık ve arsası vasfında taşınmaz olduğunu, davalının da bu taşınmazına komşu taşınmaza olup, davalının taşınmazına gidip gelmesi için kendisine ait olan arsasından yol açtığını, bu arsanın içerisinden taşınmazına gidip geldiğini, traktörüne garaj yaparak kendi arsası içerisinden traktörü bu garajına soktuğunu, evinin normalinde bulunan saçaklığını uzatarak kendi yolundan gelip gitmelerini engellediğini, davalının haksız olarak tapulu taşınmazına müdahale ettiğini belirterek müdahalesinin men’ine, evinin saçaklığının eski haline getirilmesine ve kal’ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesinin davalıya tebliğe çıkarıldığı, davalının cevap dilekçesi sunmadığı, davalı …’nın yargılama devam ederken vefat ettiği ve mirasçılarının usulüne uygun davetiye tebliği ile davadan haberdar edildiği görülmüştür.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, el atmanın önlenmesi, eski hale getirme ve kal isteğine ilişkindir.
Mahkemece 18.04.2014 tarihinde gidilen keşif sonrası alınan 21.04.2014 tarihli fen bilirkişisinin düzenlediği raporda, dava konusu yer ile keşfi yapılan yerlerin aynı yerler olduğunu, davacının iddia ettiği kapının 111 ada 27 parsel içerisinde kaldığını ancak 111 ada 27 parselin bina saçaklarına ekleme yapıldığı tespit edilmiştir. 22.04.2014 tarihli inşaat bilirkişisinin raporunda ise taşınmazın bir kısmının garaj olarak kullanıldığı, açılan garaj kapısından başka bir konumda garaj kapısı açılamayacağını çünkü garaja konulacak aracın manevra yapmasına müsait bir alan olmadığını, çatıda sonradan yapılan saçak uzatması durumunun ise taşınmazın çatısından gelebilecek yağmur ve kar suyunun taşınmazın duvarında kalıcı hasar verebileceğinden bu uygulama ile olumsuz durumun önüne geçilmek istenildiği yönünde görüş bildirmiştir.
Bilindiği üzere; hukuk sistemimizde mülkiyet hakkı Türk Medeni Kanunu’nun 683 ve Anayasa’nın 35.maddesi gereğince korunmaya değer ayni bir hak olarak tanımlanmış ancak, kamu yararının gerekli kıldığı zorunlu durumlarda, yalnızca kanunla sınırlanabileceği kabul edilmiştir. Bunun dışında mülkiyet hakkına (TMK’nun 683/2) dokunulmasına izin verilmemiştir. Herkes mülkiyet hakkını bu sınırlar içerisinde dilediğince kullanmakta serbesttir ve hiç kimse bu hakkın kullanılmasına engel olamaz.
Bu sınırlar içerisinde kalan taşınmaz mülkiyetinin haksız elatmalara karşı nasıl korunacağı da TMK’nin 683/2. maddesinde “Malik malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir” denilerek hükme bağlanmıştır. Ayrıca Anayasa’nın 35. maddesi de paralel bir düzenleme getirmiştir.
Az yukarıda da açıklandığı üzere mahkemece keşif sonrası alınan bilirkişilerce düzenlenmiş raporlarda gerek saçaklar yönünden gerekse garaj yönünden fiili tecavüz olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Mahkemece yapılması gereken iş, yeniden keşif yapmak suretiyle alınan raporlar doğrultusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davacının temyiz itirazlarının yukarıda yazılı nedenle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 03.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.