Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2012/10378 E. 2012/21509 K. 06.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10378
KARAR NO : 2012/21509
KARAR TARİHİ : 06.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK.nun 1007.maddesi uyarınca tazmini davasının kabulüne dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçe ile istenilmiş, davacı vekilince de temyiz dilekçesinde duruşma isteminde bulunulmuş olmakla duruşma için belirlenen 06.11.2012 günü temyiz eden davalı idare vek.Av….’ın yüzüne karşı; usulüne göre çağrı kağıdı gönderilmesine rağmen gelmediğinden temyiz eden davacı vekilinin yokluğunda duruşmaya başlanarak davalı idare vekilinin sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK.nun 1007.maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; davacının 1993 yılında satın almak suretiyle edindiği dava konusu taşınmazın, kıyı kenar çizgisinde kalması nedeniyle tapu kaydının, … 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.12.2005 tarihinde kesinleşen 2001/2006 – 2004/362 sayılı kararı ile iptaline karar verilmesi üzerine davacının, tazminat istemli işbu davayı açtığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine emsal karşılaştırması yapılarak; üzerindeki yapılara ise resmi birim fiyatları esas alınıp, yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacılar vekilinin temyizine gelince;
1) 4721 sayılı TMK.nun 1007.maddesinde, “Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur. Devlet, zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu eder” hükmü yer almakta olup, tapu sicilinin tutulması nedeniyle, zarara uğrayan kişinin, bütün zararlarından Devlet sorumludur. Tapu kaydının iptali nedeniyle, tapu sahibinin oluşan gerçek zararı neyse, tazminatın miktarı da o kadar olmalıdır. Gerçek
zarar, tapu kaydının iptali nedeniyle, tapu malikinin mal varlığında meydana gelen azalmadır. Tazminat miktarı, zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı, zarar görenin mal varlığı ne durumda olacak idiyse, aynı durumun tesis edilebileceği miktar olmalıdır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.03.2003 gün ve 2003/19-152 2003/125 sayılı; 29.09.2010 gün ve 2010/14-386 2010/427 sayılı; 15.12.2010 gün ve 2010/13-618 2010/668 sayılı kararları)
Tapu sicilinin tutulması görevini üstlenen devlet, bu sicile tanınan güvenden ötürü, hak durumuna aykırı kayıtlardan doğan tehlikeyi de üstlenmektedir. Tapu Sicil Müdür ya da memurunun kusuru olsun ya da olmasın, sicilin tutulmasında kişilerin çıkarlarını koruyan hukuk kurallarına aykırı davranılmış olması, Devletin sorumluluğu için yeterlidir. Kusurun varlığı ya da yokluğu, devletin sorumluluğu için önem taşımamakta, sadece, Devletin memuruna rücuu halinde, iç ilişkide etkili olmaktadır.
Bu nedenle TMK.nun 1007.maddesinde düzenlenen sorumluluk, objektif (kusursuz) sorumluluk türlerinden birisi olup, Borçlar Kanununun 41 ve devam eden maddelerinde düzenlenen haksız fiil sorumluluğu ile ilgisi yoktur.
Açıklanan nedenlerle; mahkemece, davacının tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğradığı gerçek zararın hüküm altına alınması gerekirken, yasal olmayan gerekçelerle tazminat miktarından indirim yapılması,
2) Dava konusu taşınmazın dava tarihi olan 25.02.2010 tarihindeki bedeline hükmedilip, faizin de dava tarihinden başlatılması gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenle HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, davalı idare harçtan bağışık olduğundan harç alınmamasına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 06.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.