YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/7440
KARAR NO : 2021/2164
KARAR TARİHİ : 03.03.2021
MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen menfi tespit davasının yapılan yargılaması neticesinde davanın kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda; istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen kararın süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, … Hastanesi isimli özel sağlık kuruluşunu işlettiğini, taraflar arasında SGK hastalarına sağlık hizmeti sunulması için sözleşme imzalandığını, davalı idarenin 20/02/2015 tarihli bir yazı 2012 yılında düzenlenen faturaların bazı aylara ilişkin olanlarının tamamı üzerinde SGK müfettişi tarafından inceleme yapıldığını, inceleme sonucunda SGK’ya fatura edilen işlem ve malzeme bedellerinden bir kısmının 2012 yılı SUT esaslarına aykırı olduğunu, 48.289,22-TL asıl alacağın işlemiş faiziyle birlikte 61.465,06-TL olarak geri ödenmesi gerektiğini ve bu bedelin şirketin SGK alacaklarından mahsup yolu ile tahsil edileceğini bildirildiğini, bu yazı üzerine 27/02/2015 tarihli dilekçesi ile müfettişin hatalı inceleme yaptığı davalı kuruma bildirdiğini, ancak davalının bu dilekçeye yanıt vermediğini belirterek davalıya 61.465,06-TL borcu olmadığının tespitine ve mahsup edilen bedelin mahsup tarihi itibariyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının 2012 yılı Nisan ve Ekim ayları içinde yaptığı bedelleri kuruma fatura ettiğini, tanı ve tedavi işlemlerine ilişkin belgelerin sözleşmelere uygunluk yönünden denetlendiğini, denetim sonucunda 2012 yılı Sağlık Uygulama Tebliğinin ilgili hükümlerine aykırı işlemler belirlendiğini, yapılan kesintinin sözleşme hükümleri, ilgili mevzuat ve hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
İlk derece mahkemesince; davanın kabulü ile 61.465,06-TL’nin ödeme tarihi olan dava tarihinden itibaren işlemiş yasal faiziyle davalı kurumdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Davalı aleyhine karar ve ilam harcı ile yargılama gideri olarak hükmedilen harca yönelik olarak; Davalı SGK Başkanlığı’nın, 492 sayılı Harçlar Kanunu ve 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu’nun 36. maddesi hükmüne göre harçtan muaf olması nedeniyle kendisinden karar ve ilam harcı alınamayacağı gibi davacı tarafından karşılanan 27,70 TL peşin harç ile 27,70 TL başvurma harç giderinin de davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HMK’nın 370/2 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının REDDİNE, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının KALDIRILMASINA ve ilk derece mahkemesi kararının hüküm fıkrasının dördüncü bendinin hükümden çıkartılarak yerine ‘Davalı, 492 sayılı Harçlar Kanunu ve 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu’nun 36. maddesi hükmüne göre harçtan muaf olduğundan davalıya harç yükletilmesine yer olmadığına, davacının yatırdığı tüm harçların karar kesinleştiğinde ve isteği halinde davacıya iadesine,’ bendinin eklenmesi ve yine hüküm fıkrasının beşinci bendinin hükümden çıkartılarak yerine ‘Davacı tarafından yapılan davetiye gideri, posta gideri ve bilirkişi ücretinden ibaret toplam 671,55-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan avansın karar kesinleştiğinde davacılara iadesine,’ ifadesinin yazılmasına, hükmün bu şekilde düzeltilerek ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 03/03/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.