Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2021/1336 E. 2021/1072 K. 23.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1336
KARAR NO : 2021/1072
KARAR TARİHİ : 23.03.2021

MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki sıra cetvelindeki sıraya şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin kabulüne yönelik verilen hüküm süresi içinde şikayet olunan vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Şikayetçi vekili, borçludan olan alacaklarını tahsil amacıyla taşınmazına haciz koyulduğunu ve taşınmazın satılarak paraya çevrildiğini, paylaşıma konu bedel üzerinde icra müdürlüğünce sıra cetveli düzenlendiğini, kendi alacaklarına sıra cetvelinin 14. sırasında yer verildiğini, ancak 1. sırada yer verilen şikayet olunanın alacağının kendi alacaklarından sonra kesinleştiğini öne sürerek sıra cetvelinin iptalini talep ve dava etmiştir.Şikayet olunan vekili, kendi ihtiyati hacizlerinin daha önce kesinleştiğini öne sürerek şikayetin reddini dilemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına ve şikayet olunanın beyanına göre; borçlunun 11/10/2012 tarihinde itirazda bulundukları ve bu tarihi itibariyle öğrenmenin gerçekliştiği ve takibin kesinleştiğinin savunulduğu ancak bunun tebliğ işlemi sayılmayacağı bu nedenle şikayetin haklı olduğundan bahisle sıra cetvelleriin iptaline karar verilmiştir.
Kararı, şikayet olunan vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, şikayet olunan vekilinin aşağıdaki ben dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Dosya kapsamından şikayetçinin ihtiyati haciz ve takip tarihinin 04.10.2012, ödeme emrinin tebliğ tarihinin ise 05.12.2012 olduğu anlaşılmaktadır. Şikayet olunanın ise ihtiyati haciz ve takip tarihinin 04.10.2012 olduğu sabittir. Mahkemece şikayet olunanın takip dosyası yönünden borçluların takibi öğrendikleri tarih olan 11.10.2012 tarihine değer verilmeksizin sonuca gidilmişse de Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi, muhatabının tebliğe muttali olması halinde tebligatı geçerli saymaktadır. Somut olayda, şikayet olunanın kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibinin borçlu tarafından 11.10.2012 tarihinde öğrendiği ve takibin 22.10.2012 tarihinde kesinleştiğinin kabulü gerekmektedir. Bu itibarla yukarıdaki tarihler nazara alındığında şikayet olunanın haczinin önce kesinleşmiş olması sebebiyle şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.Öte yandan, her ne kadar şikayet yargılamasında dosya üzerinden karar verilebileceği hususunda İİK’nın 18/3 maddesi uyarınca hakime seçimlik hak verilmiş ise de şikayet edilenin hukuki menfaatini doğrudan ilgilendiren dava konusu olayda duruşma yapmaksızın anayasal hak olan savunma hakkı kısıtlanarak karar vermesi doğru olmayıp mahkemenin dosya üzerinden karar vermesi doğru görülmemiştir.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle şikayet olunan vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle şikayet olunanın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün şikayet olunan yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.