Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2020/7632 E. 2021/2813 K. 18.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7632
KARAR NO : 2021/2813
KARAR TARİHİ : 18.02.2021

Mala zarar verme suçundan suça sürüklenen çocuk …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 2 ay 6 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Küçükçekmece 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/05/2015 tarihli ve 2015/74 esas, 2015/510 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı’nın 20.10.2020 gün ve 94660652-105-34-12613-2020-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 27.10.2020 gün ve 2020/93150 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,

MEZKUR İHBARNAMEDE;

Küçükçekmece 18. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından mala zarar verme suçu yönünden verilen 21/05/2015 tarihli kararın bu suç yönünden temyiz edilmeksizin kesinleştiği gözetilerek hırsızlık suçu bakımından Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 19/09/2019 tarihli ve 2019/9308 esas, 2019/10965 karar sayılı bozma ilâmı sonrası, mala zarar verme suçu yönünden Küçükçekmece 18. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 09/01/2020 tarihli ve 2019/855 esas, 2020/11 sayılı kararının hukuki değerden yoksun olduğu düşünülerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesinde yer alan “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” şeklindeki hüküm gereğince, suç tarihinden önce hapis cezasına mahkûm edilmediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının anılan maddenin 1. fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Hükümde kabul edilen eyleme, Yargıtay Kanununun 14. maddesi ile Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 07/07/2020 tarihli ve 173 sayılı, 08/07/2020 tarihinde 31179 Sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, “17.Ceza Dairesinin 26.09.2020 tarihinden geçerli olmak üzere kapatılmasına, 28.01.2020 tarih ve 31022 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 23.01.2020 tarih ve 2020/1 sayılı işbölümü kararı ile 17.Ceza Dairesine verilen ve bu dairenin arşivinde bulunan işlerin 26.09.2020 tarihi itibariyle 2.Ceza Dairesine UYAP bilişim sistemi üzerinden devrine,’’ şeklindeki kararına, yine Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nun 28.01.2020 tarih ve 31022 sayılı yayımı izleyen ay başından itibaren yürürlüğe giren 23/01/2020 tarih ve 2020/1 sayılı iş bölümü kararının Yargıtay Ceza Daireleri İş Bölümü ortak hükümler kısmında yer alan “Daha önce başka dairelerde görülmekte olup da dairesi değiştirilen dava dosyaları mevcut hâlleriyle ilgili daireye/dairelere gönderilir. Bu iş bölümünün yürürlüğe girmesinden önce Yargıtay incelemesinden geçmiş ya da geri çevirme kararına konu olan dosyaların, tekrar Yargıtay’a gelmesi halinde ya da olağanüstü yasa yollarından kaynaklanan taleplerde inceleme bu iş bölümüne göre görevli daire/daireler tarafından yapılır.” şeklindeki düzenlemeye göre, Küçükçekmece 18. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 21/05/2015 tarih, 2015/74 esas ve 2015/510 karar sayılı hırsızlık suçundan verilen karara karşı o yer Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz talebi üzerine Yargıtay 17. Ceza Dairesi’nin 19.09.2019 tarih, 2019/9308 esas ve 2019/10965 karar sayılı kararı ile inceleme yapıldığı anlaşılmakla, aynı sanık hakkında mala zarar verme suçundan verilen mahkûmiyet hükmü ile ilgili olarak yapılan kanun yararına bozma isteminin de aynı daire tarafından incelenmesi uygun görüldüğünden ve Yargıtay 17. Ceza Dairesinin dosyalarının Yargıtay 2. Ceza Dairesine devredildiği de gözetilerek işin incelenmesi Yargıtay 2. Ceza Dairesinin görevine girdiğinden Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili Daireye gönderilmesine, 18/02/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.