Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2020/2662 E. 2021/1987 K. 08.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2662
KARAR NO : 2021/1987
KARAR TARİHİ : 08.02.2021

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,
I- Sanıklar … ve … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Hükmolunan cezanın miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
II- Sanıklar … ve … hakkında mağdurlar … ve …’e yönelik nitelikli yağma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde ise;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Mağdurlar … ve …’in Aydın ili Kuşadası ilçesinde bir süre dolaşıp beraber alkol aldıktan sonra saat 04:30 sıralarında …’nın, kullanmakta olduğu kiralık araçla Aydın iline doğru giderken, başka bir araca sürtmesi üzerine, zarar gören araç tarafından bir süre takip edildikten sonra önlerinin kesildiği, araçtan çıkan biri bayan 6 kişi tarafından mağdurlar darp edildikten sonra sanık …’ın mağdurların aracının şoför koltuğuna oturup mağdur …’yı ise arka koltuğa oturtup yanlarında diğer mağdur … da olduğu halde diğerlerinin yanından ayrıldıkları, sanık tarafından harabe durumda bulunan metruk bir binaya götürülen mağdurların üzerini arayan sanığın mağdurlara ait cüzdan, kredi ve banka kartları, kimlik ve cep telefonu gibi bir kısım eşyaları aldıktan sonra mağdur …’ü burada bırakıp yanına diğer mağdur …’i alarak başka bir eve gittiği, bu evde bulunan sanık …’e mağdurlardan aldığı eşyaları saklaması için verdiği, bir süre bu evde durduktan sonra mağdur … ve sanıkların geldikleri araca binerek şehir içinde bir süre dolaşıp mağdurdan öğrendikleri şifre ile bankamatikten 200 TL parasının sanık … tarafından çekildiği, sonrasında bir marketin önüne geldiklerinde sanık …’in mağdura hitaben “seni serbest
bırakıyorum. Telefon ile kimliklerinizi almak istiyorsanız, 1000 TL ile yine bıraktığım yere gel” diyerek cüzdanını ve içindeki malzemeleri geri verdiği sadece cep telefonunun sanıkta kaldığı, mağdurların şikayeti üzerine başlatılan soruşturma sırasında mağdur …’e teşhis ve eşyalarının iadesi için ulaşılmaya çalışıldığı ancak ulaşılamadığından herhangi bir teşhis işlemi yaptırılmadığı, mağdur …’e ise fotoğraftan teşhis işlemi yaptırıldığı, teşhiste mağdurun sanık …’i kendilerini zorla alıkoyan ve eşyalarını alan kişi olarak, sanık …’i ise bankamatikten para çekmeye yardım eden kişi olarak teşhis ettiği, kovuşturma aşamasında ise mağdurlarla sanıklar arasında yüzleştirme veya teşhis işlemi yaptırılmadığının tüm dosya kapsamından anlaşıldığı olayda;
1- Mağdur …’e yönelik yağma suçunun işlenmesi sırasında sanık …’in, sanık … ile birlikte olay yerinde olup suça iştirak ettiğine, varsa olay sırasındaki pozisyonuna ilişkin, her türlü şüpheden uzak, somut delillerin nelerden ibaret olduğu, karar yerinde açıklanıp tartışılmadan, eksik inceleme ile yetinilip, dosya kapsamı ile örtüşmeyen değerlendirmelere yer verilmek suretiyle yazılı şekilde nitelikli yağma suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
2- Olay günü Aydın ili Kuşadası ilçesinde güneşin 05.09’da doğduğu ve 5237 sayılı TCK’nın 6/1-e maddesine göre gece vaktinin 04.09’da bittiğinin dikkate alınması karşısında; metruh bina ikameti olup eylemin geceleyin ve konutta gerçekleştirildiğine ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde gösterilip tartışılmadan 5237 sayılı Yasanın TCK’nın 149. maddesinin 1. fkrasının (d) ve (h) bentleri ile de uygulama yapılarak temel cezanın üst sınıra yakın tayin edilmesi,
3- Mağdur …’in kovuşturma aşamasında talimat yolu ile alınan 02/01/2019 günlü ifadesinde “Zararım giderilmemiştir. Kısmen zararımın giderilmesi halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına muvafakatim yoktur.” dediği; adı geçen mağdurun mahkemeye ibraz ettiği, dosyaya eklenen ve 18/06/2019 günlü oturumda okunan 13/06/2019 tarihli dilekçesinde ise “Şikayetimden feragat ediyorum. Sanıklar ile aramızdaki sorunları çözüme kavuşturup, barıştık.” yazdığı dikkate alındığında; mağdurun kovuşturma aşamasında verdiği dilekçesinde belirttiği “sorunları çözüme kavuşturma” ifadesinin yağma suçuna konu zararının giderildiği anlamına gelip gelmediğinin kendisinden sorulup, bu konuda denetime olanak verecek şekilde beyanı alınarak; sonucuna göre TCK’nın 168/3. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının yeniden değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … ile müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 08/02/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.