YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13456
KARAR NO : 2013/14569
KARAR TARİHİ : 25.11.2013
MAHKEMESİ : Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 07.01.2013 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.07.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davalı Hazine vekili 1/4 payın maliki olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın giderilmesi davaları paylı ve elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi mallarda paydaşlar veya ortaklar arasındaki hukuki ilişkiyi sona erdiren, birlikte mülkiyetten ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Somut olayda; 814 ada 70 parsel sayılı 2800 m2 bağ cinsli taşınmazın 3/4 payı davacı, 1/4 payı … kızı … adına kayıtlıdır. Tayyibe adına kayıtlı payın Hazine adına tesciline karar verildiği anlaşılmış ise de buna dair tapu kaydı dosyaya getirtilmeden hüküm kurulması doğru olmadığı gibi;
6100 sayılı HMK’nın 297/2. maddesi gereğince “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” Mahkemece, hüküm sonucunun ikinci fıkrasında “Satıştan elde edilen bedelin masraflar düşüldükten sonra kalan paranın Nevşehir Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/1133 E., 2007/1167 K. Sayılı veraset ilamında belirtilen
hisseler ile tapudaki hisseleri oranında mirasçılara ve tapudaki maliklere paylaştırılmasına,” şeklinde davada taraf olmayan kişiler lehine hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de, 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğu halde Hazinenin harçla yükümlü tutulması doğru olmadığı gibi, paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalar olup, sonuçta kazanan ve kaybeden taraftan söz edilemeyeceğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinin taraflara payları oranında yükletilmesi gerekirken davada vekil ile temsil edilen davalı Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi de yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 25.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.