YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8847
KARAR NO : 2013/12230
KARAR TARİHİ : 26.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.06.2012 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 12.02.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulması isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, 781 parsel sayılı taşınmaz aleyhine 1987 yılından beri kullanılan deniz kenarına ve sahile inen mevcut yoldan, uygun değil ise sahile inen başka bir yerden geçit hakkı kurulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı kooperatifin aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, imar planında kıyıya ulaşacak yolların mevcut olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın 781 parsel sayılı taşınmaz üzerinden sahile geçişi sağlar nitelikte geçit hakkı kurulması istemiyle açıldığı, yasanın tanımadığı bir hakkın yargı yolu ile tesis edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Bu tür davalar ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi nedeniyle zorunlu olarak açılmaktadır. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola
bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir.
Geçit hakkı tesisi davalarında, genel yola çıkmak için yolu bulunmayan taşınmazlar yararına araçla ulaşım sağlamaya yönelik olarak geçit tesis edilebilir.
Somut olayda, davacı taşınmazının genel yola cepheli olması nedeniyle geçit ihtiyacı bulunmadığı hususunda bir tereddüt yoktur. Sahile ulaşmak için yolu bulunmayan taşınmazların Türk Medeni Kanununun 747. maddesi anlamında geçit ihtiyacı içinde bulunduğu söylenemez.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 26.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.