Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2012/18771 E. 2012/22908 K. 19.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18771
KARAR NO : 2012/22908
KARAR TARİHİ : 19.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki kamulaştırılan taşınmazın 2942 sayılı Yasanın 17. maddesi uyarınca Hazine adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen karar, davalı tarafından temyiz edilmiş ise de, bu istem mahkemece reddedilerek temyiz isteminin reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı … yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kamulaştırılan taşınmazın 2942 sayılı Yasanın 17. maddesi uyarınca Hazine adına tescili istemine ilişkindir.
Davanın kabulüne dair verilen kararın, davalılardan … tarafından temyiz edilmesi üzerine, mahkemece, süresinde olmayan temyiz isteminin reddine karar verilmiş, bu karar da davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçeli kararın, davalı …’ya usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediği ve temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldığından, … 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.01.2011 günlü temyiz dilekçesinin reddine ilişkin kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede;
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; dava konusu edilen … ili, … ilçesi, … mahallesinde bulunan, 2123 ada 46 parsel sayılı taşınmazın 1963 yılında … Okulu ihtiyacı için kamulaştırılarak, aynı yıl fiilen el konulduğu ancak; davalının bayii olan ….’a ve mirasçılarına kamulaştırma işleminin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediği, ….’ın 20.10.1976 tarihinde ölümünden sonra, davacı idare tarafından açılan ve … 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/709 esas sayılı dosyası üzerinden görülen davada; dava konusu taşınmazdaki …. ve diğer hissedarlara ait payların 2942 sayılı Yasanın 38. maddesi uyarınca Hazine adına tesciline karar verilerek, söz konusu kararın 13.12.2005 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
Dava konusu taşınmazdaki, ….’a ait hissenin … adına tesciline ilişkin olarak … 19. Asliye Hukuk Mahkemesine açılıp 2002/709 esas sayılı dosya üzerinden görülen davadan çok önce, 1976 yılında ….’ın öldüğü ve mirasçılarının da davaya dahil edilmediği gözetildiğinde, ölü kişi hakkında açılan davada verilen kararın keenlemyekün (yok hükmünde) olduğu ve dava konusu taşınmazdaki davacı ….’a ait olup, ondan mirasçılarına intikal eden, mirasçıları tarafından da davalı …’ya satılan hisse ile ilgili olarak kesin hüküm oluşturmayacağı muhakkaktır.
Bu durumda, dava konusu taşınmazdaki, davalı …’ya ait hisse ile ilgili olarak usulüne uygun şekilde tamamlanmış bir kamulaştırma bulunmadığı gibi, davalı …’in bayii olan ….’ın ölümünden sonra …, 22. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 2002/709 esas sayılı dosya üzerinden görülen davanın da kesin hüküm teşkil etmeyeceği gözetilerek, … hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Davalı …’nın temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U….nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 19.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.