Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2020/1637 E. 2021/5117 K. 17.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1637
KARAR NO : 2021/5117
KARAR TARİHİ : 17.03.2021

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Bölge Adliye Mahkemesi’nce verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Hükmedilen cezaların tür ve süresine göre, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, 5271 sayılı Kanunun 299/1. maddesi gereğince reddi ile; sanık … müdafiisi duruşmalı inceleme isteminde bulunmuş ise de; 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 299. maddesi uyarınca takdiren duruşmasız olarak yapılan incelemede,
Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2018/370 Esas, 2019/340 Karar sayılı ilamı ile nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine karşı, sanık … ve müdafiinin, suça sürüklenen çocuk … ve müdafiinin CMK’nın 272 ve müteakip maddeleri uyarınca İstinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi’nce dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu verilen 19.03.2020 gün, 2020/870 Esas, 2020/651 Karar sayılı “esastan red” kararına karşı, sanık … müdafii, suça sürüklenen çocuk … ve müdafii tarafından usulüne uygun olarak açılan temyiz davası üzerine, temyiz dilekçesinde hukuka aykırı olduğu ileri sürülen hususlar ile re’sen incelenmesi gereken konular CMK’nın 288 ve 289. maddeleri kapsamında incelenip görüşüldü:
I-Sanık … ve suça sürüklenen çocuk … hakkında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine dair “İstinaf isteminin esastan reddi” kararının temyiz incelemesinde;
Hükümlerin niteliği, tayin olunan cezaların miktarları itibariyle 5271 sayılı CMK’nın 286/2. maddesi uyarınca hükümlerin kesin ve temyiz edilemez olduğu anlaşılmakla; 5271 sayılı CMK’nın 286/2-a-b ve 298/1. maddeleri uyarınca, sanık … müdafiinin, suça sürüklenen çocuk … ve müdafiinin temyiz istemlerinin REDDİNE,
II-Suça sürüklenen çocuk … hakkında, mağdur …’e karşı yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne dair “İstinaf isteminin esastan reddi” kararının incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuk …’ın, yargılama esnasında 18 yaşını doldurduğu dikkate alınmadan, 04.09.2019 ve 25.09.2019 günlü oturumların açık yerine kapalı yapılması kanuna aykırı ise de; o oturumlarda işlemler yapılmadığı gibi duruşmanın da açık yargılama ile sonlandırılıp aynı yolla hükmün açıklandığı dikkate alındığında, bu husus sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan hükmün usul ve mevzuata uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığından, suça sürüklenen çocuk … ve müdafiinin temyiz itirazlarının CMK’nın 302/1.maddesi gereğince reddiyle, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi’nin 19.03.2020 gün, 2020/870 Esas, 2020/651 Karar sayılı “İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi” hükmünün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
III-Sanık … hakkında, mağdur …’e karşı yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne dair “İstinaf isteminin esastan reddi” kararının incelenmesinde;
Sanık … hakkında, 15.04.2020 gün ve 13100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin, infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görülerek yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında, Bolu 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2017/768 esas, 2018/164 sayılı kararıyla, hükmedilen ve niteliği itibariyle kesinlik arzeden 2000 TL adli para cezasının tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi’nce dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu verilen 19.03.2020 gün, 2020/870 Esas, 2020/651 Karar sayılı hükmünün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından tekerrüre ile ilgili bölümün çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
IV-Sanık … ve suça sürüklenen çocuk … hakkında, mağdur …’a karşı yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine dair “İstinaf isteminin esastan reddi” kararının temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık ve suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-”Değer azlığının” 5237 sayılı Kanuna özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun mağdur üzerindeki yansımaları ile yalnızca gereksinmesi kadar, değer olarak da az olan şeyi alma durumunda, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da değerlendirilip, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği, somut olayda; sanık ve suça sürüklenen çocuğun mağdur …’dan para talep edip, mağdurun olumsuz cevap vermesi üzerine kimliğini alıp, “yarın 15 TL getir, kimliğini al” dedikleri, daha sonrasında bindikleri aracın yakıtının bitmesi nedeniyle mağdurun kimliği karşılığında petrol istasyonundan araca az miktarda yakıt alındığının anlaşılması karşısında, sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında yağma suçunda değer azlığı nedeniyle indirimi düzenleyen TCK’nın 150/2. maddesinin uygulanma koşullarının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanık … hakkında, Bolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/768 esas, 2018/164 sayılı kararıyla, hükmedilen ve niteliği itibariyle kesinlik arzeden 2000 TL adli para cezasının tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin, suça sürüklenen çocuk … ve müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi’nin 19.03.2020 gün, 2020/870 Esas, 2020/651 Karar sayılı “İstinaf isteminin esastan reddi” hükmünün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. madde ve fıkrası uyarınca, açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, CMK’nın 7165 sayılı Kanun ile değişik 304. maddesi gereğince, dosyanın Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine, 17.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.