YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2052
KARAR NO : 2021/3433
KARAR TARİHİ : 07.04.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16.05.2019 tarih ve 2019/30 E. – 2019/151 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı … vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı …’a taşınmaz satışı yaptığını, davalı … Yıldırım’ın kendi yazısı ile düzenlediği iki adet senedin davalı … tarafından imzalandığını, senetlere dayalı olarak yapılan takipte imzaya itiraz edildiğini, Adli Tıp Kurumunun yetersiz imza incelemesi sonucu takiplerin iptal edildiğini, taşınmazın devrine ikna edilen müvekkilinin her iki davalıdan talepte bulunabileceğini ileri sürerek, şimdilik 10.000 TL’nin vade tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiş, ıslah dilekçesi ile talep sonucunu 36.000 TL’ye çıkarmıştır.
Davalı … vekili, dava konusu senetlerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, müvekkili tarafından yapılan imza itirazları sonucu takiplerin iptal edildiğini, müvekkilinin davacıdan satın almış olduğu bir taşınmaz bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı … Yıldırım, davacının dava dışı …’e ait taşınmazı vekaleten diğer davalıya sattığını, kendisinin köy muhtarı olması nedeniyle dava konusu bonoyu düzenlediğini, davalı …’ın dizinin üzerinde sol eliyle senedi imzaladığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizi bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; bonoların ödeme tarihinden itibaren 3 yıllık süre içerisinde zamanaşımına uğradığı, davaya konu 20.01.2008 düzenleme ve 30.01.2008 ödeme tarihli bononun 30.01.2011 tarihi itibariyle zamanaşımına uğrayacağı, bononun 10.000,00 TL’lik kısmının 15.07.2010 tarihinde dava açılmış olmakla zamanaşımına uğramadığı, 26.000,00 TL’lik kısmının ise 30.01.2011 tarihi itibariyle zamanaşımına uğramış olduğu, davacının 26.000,00 TL’lik kısım için zamanaşımı süresi dolduktan sonra 27.12.2012 tarihinde ıslah dilekçesiyle talepte bulunduğu, davalının da ıslaha karşı 31.12.2012 tarihinde duruşma sırasında süresi içerisinde zamanaşımı def’inde bulunmuş olduğu tespit edildiğinden, davalı … Yıldırım yönünden davanın feragat nedeniyle reddine ilişkin 2014/1185 E. 2015/379 K. sayılı mahkememiz kararı kesinleşmiş olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, davalı …’a yönelik açılan davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile 10.000,00 TL. alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve fazlaca talebin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekili ve davalı … vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ve davalı … vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 512,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı …’dan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 07.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.