Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/4505 E. 2011/4363 K. 03.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/4505
KARAR NO : 2011/4363
KARAR TARİHİ : 03.11.2011

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY’nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda suça sürüklenen çocuğun eylemlerinin 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Yasa’nın 116/1. maddesinde tanımlanan konut dokunulmazlığını bozmak ve yakınma bulunduğu için 151/1 maddesine uygun mala zarar vermek suçlarını da oluşturduğunun gözetilmemesi karşı temyiz bulunmadığından ve 5252 sayılı Yasa’nın 9/3. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuğun yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerini olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilmemiş ise de, eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1, 522 ve 59. maddelerine göre suça sürüklenen çocuğa alt sınırdan ceza verilmesi halinde bile 5237 sayılı Yasa ile yapılan uygulamanın suça sürüklenen çocuk lehine olması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Suça sürüklenen çocuk hakkında CMK’nın 231. maddesinin hüküm fıkrasında değerlendirildiği anlaşılmakla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın düşüncesi benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuğa tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 13.05.2003 tarih 2003/6-125 esas ve 2003/150 karar sayılı kararında da işaret edildiği üzere bilirkişinin mütalaasını söylemeden veya raporunu vermeden önce; tarafsız bir şekilde ilim ve tekniğe uygun olarak görüşünü beyan etmek üzere yemin edeceği hükmüne yer verilmiş olup, bu hususa uyulmayarak CMK’nın. 64. maddesi hükmüne muhalefet edilmesi,
2-29.06.2005 yayım tarihli 5377 sayılı Kanun’un 08.07.2005 tarihinde yürürlüğe girdiği nazara alınarak suç tarihi itibariyle suça sürüklenen çocuk hakkında lehe olan 5237 sayılı TCK’nın 5377 sayılı Kanun ile değişmeden önceki 31/3. maddesi uyarınca ½ yerine 1/3 indirim oranı uygulanarak fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafii Av. … ’in temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 03.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.