YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14199
KARAR NO : 2011/4453
KARAR TARİHİ : 03.11.2011
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, suç eşyasını kabul etmek
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanıklar … ile … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde:
Sanıklara yüklenen ve 765 sayılı TCY.nın 512/1 maddesine uyan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan 15.03.2001 tarihinden inceleme gününe kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … vekili ile sanıklar …, … müdafiilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
II- Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde:
Sanığın yüklenen suçu işlediğine ilişkin, varsayım dışında, hükümlülüğüne yeterli hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı kanıt bulunmadığı gözetilmeden, beraatı yerine yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
III-Sanıklar …, …, …,…, …, … …, …, …,… hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakim takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir
Ancak;
1- 5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/2-son maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, sanığın eyleminin, 142/2-d .maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Yasanın 116/2-4,119/1-c maddesinde düzenlenen birden fazla kişi ile birlikte geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğunun gözetilmemesi,
2-Sanıkların eylemlerine uyan 765 sayılı TCK.nun 493/2-son,(sanık … için 65/3),80,522(pek fahiş),59 maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 142/2-d, 143, (sanık … için 39/1), 62, 53; 116/2-119/1-c, 43,62,53. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında; birden fazla kişi ile birlikte geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma suçu açısından 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma hükümleri de değerlendirilerek, uygulamaya göre sanıklar yararına olan Yasanın belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
3-5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanıkların mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
4-5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … vekili ile sanıklar …, …,…, …,… …, …, …,…,…,… müdafiilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 03.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.