YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/15165
KARAR NO : 2021/8511
KARAR TARİHİ : 09.11.2021
MAHKEMESİ : Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 09/11/2021 Salı günü davacı vekili Av. … ile davalı … vekili Av…. geldiler. Davalı … adına gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili ile davalı … vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu … hakkında takip yaptıklarını, takibin semeresiz kaldığını, dava konusu taşınmazın 20.07.2016 tarihinde davalı …’a satıldığını belirterek, tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Mahkemenin davanın reddine ilişkin kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmiş, istinaf mahkemesi, davacının istinaf talebinin ve davanın kabulüne karar verilmiş, karar Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 16.06.2020 tarih 2019/564 Esas- 2020/3460 Karar sayılı ilamı ile tasarrufun iptali davalarında özel bir dava koşulu olarak borçlunun aciz halinin varlığı gerektiği, somut olayda, 28.07.2016 tarihinde Yeni Karacalı mahallesi ve … mahallesi olmak üzere iki ayrı adreste haciz yapıldığı ancak borçlunun bu adreslerde oturmadığı tespit edildiği, borçlu …’a ödeme emri bu tarihten sonra 08.08.2016 tarihinde … Mahallesi, … Caddesi No.169/24 İlkadım/Samsun adresine birlikte sakin oğluna tebliğ edilmiş olmasına rağmen, bu adreste bir haciz yapılmadığı, borçluya bu adrese ödeme tebliğ edildiği dolayısı ile bu adreste oturduğu sabit olduğu halde bu adreste haciz yapılmayıp, borçlunun oturmadığı adreslerde tutulan tutanakların İİK’nun 105. maddesi anlamında aciz belgesi olarak kabulüne imkan bulunmadığından, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle bozulmuş ve dosya istinaf mahkemesine gönderilmiş, istinaf mahkemesince aciz belgesi olmadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir.
Dava şartları, mahkemenin esası hakkında inceleme yapabilmesi için gerekli şartlar olup, (HMKnun 114) bu şartların var olup olmadığı davanın her aşamasında öncelikle ve resen incelenir. (HMK’nun 115). Bu genel dava şartlarının yanında yasada somut uyuşmazlığa ilişkin özel dava şartları belirlemiş ise bu şartlarında HMK’nun 115. maddesi kapsamında araştırılması ve değerlendirilmesi gerekmektedir. HMK’nun 115/2. maddesinde açıkca belirtildiği gibi dava şartları noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için süre verilir, bu süre içinde noksanlık giderilmemiş ise dava dava şartı noksanlığından red edilir. HMK’nun 115/3. maddesinde ise “Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez.”
Bozma ilâmından sonra düzenlenen ve davacı vekili tarafından sunulan 26.11.2020 tarihli haciz tutanağı İİK’nun 105. maddesinde anlamında geçici aciz belgesi niteliğinde olduğundan, dava şartı noksanlığı tamamlanmıştır. HMK’nın 115/3. maddesi hükmü karşısında artık davanın esası incelenerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken bu eksikliğin giderildiği gözetilmeden usulden red kararı verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyize konu Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi gereğince BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 3.050,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 09/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.