YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10266
KARAR NO : 2012/44702
KARAR TARİHİ : 03.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazlarının yapılan incelenmesinde;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; sanığın, kiracısı olan tanık …’ın evinde oturan katılanla arasındaki husumet dolayısıyla katılanın oturduğu eve giderek onu basit tıbbi müdahale ile iyileşebilecek düzeyde yaraladığı ve katılana ait bir kısım eşyaları evin balkonundan aşağıya atarak zarar verdiği anlaşıldığından, eyleminin kasten mala zarar verme suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Kasten basit yaralama suçundan kurulan mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazlarının yapılan incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 gün ve 250/13 sayılı kararında açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nın 231/6-c madde ve bendinde ön koşul olarak işaret olunan zarar kavramı kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir, ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olduğundan hareketle; katılanın eşyalara ilişkin zararlarının giderilmediğine dair beyanda bulunmasına karşın, yaralama suçuna ilişkin bir zarardan söz etmemesi karşısında; sanığın eylemi ile doğrudan bağlantılı olarak oluşmuş somut bir zararının bulunmadığı gözetilmeden sanık hakkında eylemi nedeniyle verdiği zararı karşılamadığından bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.