Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/14360 E. 2012/39038 K. 12.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14360
KARAR NO : 2012/39038
KARAR TARİHİ : 12.06.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanıklar hakkında mağdur …’e yönelik dolandırıcılığa teşebbüs suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz incelemesinde;
Sanıklara verilen cezanın miktar ve nev’i itibariyle hükümden önce 21/07/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Yasanın 3/B maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK’un 305. maddesinin 1. bendi gereğince 2000 TL’ ye kadar para cezalarına dair hükümler kesin olduğundan, o yer Cumhuriyet Savcısı ve sanıklar müdafiilerinin temyiz isteklerinin CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2-Sanıklar hakkında mağdur …’e karşı dolandırıcılık, mağdur …’ye yönelik hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

Somut olayda; sanıkların, mağdur …’ün işyerine giderek alışveriş yaptıkları, mağdura 100 TL’lik banknot verip parayı bozdurdukları, yaptıkları alış verişten vazgeçmek suretiyle mağdurun dikkatini dağıtıp para üstünü yanlış vererek aldatıcı hareketlerle kendilerine menfaat temin ettikleri olayda eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna, postane görevlisi olan …’ye ödemeli kontörlü telefonu kullanacaklarmış gibi 100 TL parayı vererek bozmasını istedikleri, mağdurun iki adet 50 TL banknot verdiği, sanıkların bu kez de 50 TL’nin birisini bozmasını isteyince bütün parayı vermeyip, bozuk paraları alarak postaneyi terkettikleri olayda ise sanıkların hileli davranışının mağdur tarafından fark edilmesi sonucu dolandırıcılık suçunun aldatma unsurunun gerçekleşmemesi nedeniyle kamu kurumunda hırsızlık suçunu işlendiklerine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, o yer Cumhuriyet Savcısı ve sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak;
Hükümde sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan hükmolunan netice gün karşılığı adli para cezasının 1000 TL olarak belirlenmesine rağmen, hükmün devamında sehven 500 TL adli para cezasına hükmedildiğinden bahsedilmesi bozmayı gerektirmiş temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı kanunun 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılıklar aynı kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden; aynı Yasanın 322. maddesine göre hüküm fıkrasının 1.bendinin 6.fıkrasındaki “500 TL” ibaresinin çıkarılarak yerine “1000 TL” ibaresi eklenmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.06.2012 günü oybirliği ile karar verildi.