Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/15975 E. 2012/41386 K. 17.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15975
KARAR NO : 2012/41386
KARAR TARİHİ : 17.09.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
A)Sanık müdafiinin temyiz istemi hakkında yapılan incelemede;
Sanık vekili her ne kadar resmi belgede sahtecilik suçuna yönelik temyiz isteminde bulunmuş ise de;sanık hakkında Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 16/10/2006 tarih ve 2006/256-384 Esas Karar sayılı kararı ile resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından mahkumiyet kararı verildiği, kararın temyizi üzerine, Yarıtay 11. Ceza Dairesi’nin 19/03/2007 tarih ve 2007/201 Esas, 2007/1802 Karar sayılı ilamı ile, sanık hakkındaki resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararının onanarak kesinleştiği ve yeni hükümde bu konuda verilmiş bir karar bulunmadığından temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
B)O yer Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz istemi hakkında yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği,fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, 30 ton kereste alma konusunda telefonda müşteki ile anlaştığı, müştekinin keresteyi sanığın ardiyesine teslim ettiği, ertesi gün kerestelerin bedeli karşılığı sanığın suça konu 7.000 TL’lik sahte çeki vermeyi teklif ettiği, müştekinin sanığa güvenmeyip,çeki sanığın ortağı Orhan Seven’e de ciro ettirmek suretiyle aldığı anlaşılmakla, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.03.1998 tarih ve 6/8-69 sayılı kararında da açıklandığı üzere, önceden … borcun ödenmesi için verilen sahte çek nedeniyle dolandırıcılık suçunun aldatıcılık unsurunun oluşmadığı yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre o yer Cumhuriyet Savcısı’nın yerinde olmayan sair temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 17.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.