YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9414
KARAR NO : 2013/20360
KARAR TARİHİ : 17.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanıklar müdafii tarafından yapılan temyiz isteğinin incelenmesinde;
Sanıklar müdafinin yüzüne karşı tefhim olunan 05.06.2009 tarihli beraat hükmüne yönelik, sanıklar müdafinin yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 13.08.2009 günlü temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-O yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan temyiz isteğinin incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkların, katılanın çalıştığı işyerine gittikleri, kendilerini elinde telsiz olan sanık …’i başkomiser, sanık …’i ise gazeteci olarak tanıttıkları, katılana, emekli emniyet mensuplarının aileleri yararına yemek düzenlendiğini söyleyerek tanesi 150,00 TL’den 10 adet davetiyeyi alması konusunda ısrar ettikleri, bu ısrarlarını yaparken ayrıca her türlü adli işlerde yardımcı olacaklarını, trafik cezalarını iptal edeceklerini, hatta
silah ruhsatı alabileceklerini söyledikleri, katılanın sanıklara davetiye giderlerini federal şirket olmaları nedeniyle fatura edemeyeceklerini ve nakit ödeyemeyeceklerini söylediği ve sanıklardan parayı yatırmak için hesap numarası aldığı, sanıkların katılana Ziraat Bankası’na ait bir hesap numarası verdikleri ancak katılanın parayı yatırmadan şikayette bulunduğunun iddia edildiği somut olayda; sanıkların atılı suçu işlediklerine dair mahkumiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut deliller elde edilemediği anlaşılmakla, sanıkların beraatlerine ilişkin kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 17.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.