Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/66078 E. 2013/9740 K. 27.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66078
KARAR NO : 2013/9740
KARAR TARİHİ : 27.05.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’in kendi adına kayıtlı olan cep telefonu hattından katılanı arayarak, kendisini … ili … halinde meyve komisyonculuğu yapmakta olan…ismi ile tanıttığı ve katılana çek karşılığı mal verip veremeyeceğini sorduğu, katılanın da çek gelir mal gider diye cevap vererek bu teklifi kabul etmesi üzerine aralarında gönderilecek ayvanın miktar ve bedeli hususunda anlaştıkları, sanığın katılana eki…bir şahıs ile gönderdiğini çeki teslim alıp malı göndermesini söylediği ve akabinde … numaralı cep telefonu kullanan diğer sanık …’ ın katılanı arayarak çekin kendisindeolduğunu söylemesi üzerine katılanın bir araba dolu ayva yükleyerek gönderdiği, sanık …’ın müştekiyi tekrar arayarak çocuğunun hasta olduğunu …ya gelemeyeceğini söz konusu çekleri Pamoukova Kooperatifine bağlı araç ile gönderdiğini söylediği ve çeklerden bir tanesinin…plakalı araç ile gelmesi üzerine müştekinin yine ikinci arabayada ayva yükleyerek gönderdiği, sanık …’in diğer çeki ayvaları almak için gönderdiği kamyonun şoförü ile gönderdiği çeklerin çalıntı ve sahte olduğu, katılanın bu alış veriş nedeniyle zararının 17.720,00-TL. olduğu ve sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediklerinin iddia edildiği somut olayda;
Sanık … ve müdafiinin hazır bulunduğu oturumda müştekinin katılma talebine karşı itirazda bulunmadıkları anlaşılmakla, katılma talebi hakkında duruşmada hazır bulunun sanığa ve müdafiine diyecekleri sorulmadan katılma kararı verilmek suretiyle CMK’nın 238/3 maddesine muhalefet edilmesi nedeniyle bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmeyerek yapılan incelemede,
1-Sanık … hakkında verilen beraat kararına karşı o yer Cumhuriyet Savcısı’nın, sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararına karşı sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık …’ın savunmasında kısa bir süre diğer sanık …’in yanında işçi olarak çalışmasına rağmen, katılan ile yapılan alışverişle kendisinin bir ilgisinin olmadığını, katılana çek göndermediğini, sanığın katılan ile telefonda görüşerek ayva aldığını ancak gönderilen çeklerin sahte olup olmadığını bilmediğini savunması, … Kooperatifinde çalışan ve çeki bizzat sanık …’in verdiğini belirten tanık Mehmet Köroğlu’nun anlatımları, çek yaprakları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde sanık …’ın eli ürünü olan yazı ve imzaya rastlanmaması karşısında, sanığın savunmasının aksine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeter derecede somut kesin delillerin elde edilemediği gerekçesiyle beraatine;
Sanık …’in savunmasında katılan ile telefonda görüşmediğini, kendisine çek göndermediğini savunmasına rağmen, katılan tarafından bildirilen ve sanığın adına kayıtlı iki adet numaradan katılan ile sanık arasında görüşmeler yapıldığı, suça konu sahte ve çalıntı çekler üzerinde yapılan bilirkişi incelemesine göre, çeklerden birisinin tamamen sanık tarafından tanzim edildiği, diğer çekin arka yüzündeki yazıların sanığın eli ürünü olduğunun anlaşıldığı, çekleri katılana teslim eden tanıkların ifadelerinde sanıktan aldıklarını belirtmeleri karşısında, sanığın dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık …’in resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine dair kararlara karşı sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçu birden fazla kez işlemesi nedeniyle, bir kez mahkumiyetine karar verilip, zincirleme suç hükümlerinin tatbiki gerekirken, yazılı şekilde her bir çek için ayrı ayrı mahkumiyetine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.