YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66514
KARAR NO : 2013/9750
KARAR TARİHİ : 27.05.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
…’ın …İlçesinde, pamuk destekleme primi almak için yapılan başvurularda yoğun yolsuzluklar yapıldığı ihbarı üzerine, üreticilerin 2006 yılında pamuk ektikleri yerlerin tespitine yönelik Landsat uydu görüntülerinin incelenerek beyanlarındaki bilgileri içeren ÇKS (Çiftçi Kayıt Sistemi) kayıtlarındaki parsellerin uydu fotoğrafları vasıtasıyla kontrol edildiği, kontrol sırasında beyan ettikleri bir kısım yerlere pamuk ekmediklerinin belirlendiği, alınan ifadelerinde bu defa beyan ettikleri yerler dışında kalan pamuk ektikleri yerleri göstermeleri nedeniyle suç kastının tespiti açısından, üreticilerin ektiklerini iddia ettikleri yerlerin kadastro görevlileri tarafından GPRS ile ölçümünün yapıldığı, ÇKS ve PKS (prim kayıt sistemi) kayıtları ile Kadastro ve Tarım İl Müdürlüğü temsilcilerince mahallinde düzenlenen tespit tutanaklarının müştereken değerlendirilmesi neticesinde; sanığın toplam 90.000 metrekarelik alanda pamuk üretimi yaptığını beyan etmesine rağmen, bu arazilerde hiç ekim yapmadığının tespit edildiği, sanığın bu şekilde 14.094,00 TL haksız destekleme primi almak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Cumhuriyet Savcısı’nın esas hakkındaki görüşünün hükümlülük yönünde olması durumunda, görüşünü açık ve anlaşılır bir biçimde ve uygulanması talep edilen yasa ve maddelerini de göstermek suretiyle açıklamak zorunluluğu söz konusu ise de, mahkemece, 19.12.2008 tarihli oturumda Cumhuriyet savcısı tarafından verilen mütalaanın okunması suretiyle bu eksikliğin giderildiği, ayrıca 5237 Sayılı TCK’nın 158/1-e-son maddesi gereğince, adli para cezasına ilişkin temel birim günün, suçtan elde olunan haksız menfaatinin iki katından az olmayacak belirlendiği anlaşıldığından bu yöndeki uygulamada herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, yine TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasında herhangi bir isabetsizlik görülmediği anlaşıldığından, bu yönlerden bozma isteyen tebliğnamedeki 1, 2 ve 3 no’lu düşüncelere iştirak edilmemiştir.
Sanığın, aşamalardaki tüm savunmalarında, 2006 yılında ekim yaptığını ve elde ettiği 40.500 kg pamuğu da … Çırçır fabrikasına sattığını söyleyerek buna ilişkin makbuz ibraz etmesi ile …Asliye Hukuk Mahkemesi’nce yaptırılan keşif sonucunda bilirkişiler tarafından düzenlenen raporlarda pamuk çöplerinin bulunduğunun belirtilmesi ve uydu görüntülerindeki renk analizlerinden ekili alanların pamuk olabileceğinin belirtilmesi karşısında, öncelikle ilgili müstahsil makbuzunun aslının temin edilip dosyaya konularak gerçek olup olmadığının tespit edilmesi ile sanığın başka yerlerde taşınmazlarının bulunup bulunmadığı, bu taşınmazlara pamuk ekimi yapıp yapmadığı, müstahsil makbuzunda belirtilen pamuğun nerede üretildiği, bu pamuğun başka bir kişiden satın alınıp ilgili fabrikaya teslim edilmesinin mümkün olup olmadığı hususlarının araştırılması ile sanığın ilgili fabrikadaki teslime dair tutanak ve belgelerin onaylı birer suretlerinin dosyaya konulmasından sonra, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması bakımından, ziraat ve fen bilirkişisi ile pamuk ekim işinden anlayan uzman kişilerin de refakate alınması suretiyle mahallinde keşif icra edilerek sanığın belirtilen dönemde ekim yapıp yapmadığının kendisinin yer göstermesi sonucunda tespit edilecek arazilere ilişkin mahalli bilirkişilerin de dinlenerek, o dönemde gerçekte bir ekim olup olmadığının kesin olarak belirlenmesi, keşif neticesinde düzenlenecek bilirkişi raporunun diğer deliller ve 2006/50 sayılı tebliğ hükümleri ile birlikte değerlendirilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.