YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66509
KARAR NO : 2013/9752
KARAR TARİHİ : 27.05.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’nın, şikayetçi…’ın 20 yıl önce kaybolan babasının bulunması için verdiği gazete ilanını görmesi üzerine, yerde bulduğu ve ilandaki resme benzeyen vesikalık bir fotoğrafı şikayetçiye fakslayıp babasını bulduğunu, isminin … olduğunu, yol parasını göndermesi halinde babasını …’e götüreceğini söylediği ve …’a ait hesap numarasını verdiği, şikayetçinin 12.03.2008 tarihinde sanık tarafından bildirilen hesaba 70 TL gönderdiği, sanığın aynı gün bu parayı ATM’den çektiği, babasının gelmemesi üzerine şüphelenen şikayetçinin sanığı aradığı, sanığın da babasının Konya’da araçtan inerek kaybolduğunu belirttiği, yine sanığın şikayetçi …’yi 07.09.2008 tarihinde telefonla arayarak…ili…ilçesinde asker olan oğlunun kolunun kırıldığını, …Hastanesi’nde tedavi gördüğünü söyleyerek acilen kendisine ait olan… no’lu PTT hesabına 200 TL para yatırmasını istediği, şikayetçinin oğluna ulaşamaması nedeniyle 200 TL parayı belirtilen hesaba yatırdığı, sanığın da kendi adına yatırılan parayı çektiği, şikayetçinin daha sonra oğlu ile görüştüğünde başına herhangi bir kaza gelmediğini öğrendiği anlaşıldığından, sanığın eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 27.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.