Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/66503 E. 2013/9754 K. 27.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66503
KARAR NO : 2013/9754
KARAR TARİHİ : 27.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’in, 04.06.2008 tarihinde Kırıkhan ilçesinde bankadan yaşlılık maaşını alarak köye dönmek için hükümet binasının önünde bekleyen şikayetçiler … ve …’nin yanına yaklaşarak “Siz yaşlı fakir insanlarsınız, size yardım yaptıracağım, siz ayrı ayrı yerlerde oturun, maaşınızı eksik vermiş olabilirler, kağıtlar ile paraları verin, karşılaştıralım, üzerinizde para olursa yardım etmezler” dediğini, bu şekilde şikayetçileri ayrı yerlere oturttuğu, daha sonra şikayetçilere “Beş tane boş çuval alın, üzerinizdeki maaş kartı ve kağıtları verin size yardım yaptıracağım, bu yardımı alacağınız, çuvallara koyarsınız” dediği, bu şekilde …’den 750,00 TL, …’den ise 250,00 TL parasını alarak ortalıktan kaybolduğunun iddia edildiği olayda; sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilemeden suç vasfında yanılgıya düşülerek, aynı kanunun 155/1 maddesi gereğince hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.