YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/25019
KARAR NO : 2013/16563
KARAR TARİHİ : 04.11.2013
Hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından suça sürüklenen çocuk …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 142/1-a, 35/2, 152/1-a, 31/2 (iki kez) ve 62 (iki kez), maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis ve 5 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, cezalarının aynı kanunun 50/1-d maddesi uyarınca 1 yıl ve 6 ay süreyle internet kafeye gitmekten yasaklanması tedbirine çevrilmesine dair Aksaray 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/12/2011 tarihli ve 2011/657-640 sayılı kararını müteakip, adı geçenin seçenek yaptırıma uymak için başvuruda bulunmaması sebebiyle 20/12/2011 tarihli karar ile verilen 7 Ay 15 gün hapis ve 5 ay hapis cezalarının 5237 sayılı Kanun’un 50/6. maddesi gereğince 3 ay 22 gün hapis ve 2 ay 15 gün hapis cezası olarak kısmen infazına ilişkin Aksaray 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/11/2012 tarihli ve 2011/657-640 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 05/08/2013 gün ve 2013/12644/50006 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/09/2013 gün ve 2013/267127 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
1- Aksaray 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/12/2011 tarihli ve 2011/657-640 sayılı kararı ile ilgili olarak yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/1-(d) maddesinin “Mahkûm olunan cezanın yansından bir katma kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya … çevrilebilir” şeklindeki düzenlemesi karşısında hükmedilecek seçenek yaptırım süresinin asıl ceza süresini geçemeyeceği gözetilmeden suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen 7 ay 15 gün hapis ve 5 ay hapis cezalarının aynı kanunun 50/1-d maddesi uyarınca 1 yıl ve 6 ay süreyle internet kafeye gitmekten yasaklanma seçenek yaptırımına çevrilmesinde,
2- Aksaray 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/11/2012 tarihli ve 2011/657-640 sayılı ek kararı ile ilgili olarak yapılan incelemede;
Sanık hakkında verilen 7 ay 15 gün hapis ve 5 ay hapis cezalarının 5237 sayılı Kanun’un 50/1-d madde ve fıkrası uyarınca internet kafeye gitmekten yasaklanması tedbirine çevrildiği ancak sanığın bu tedbire uymaması üzerine hakkında verilen hapis cezalarının 5237 sayılı Kanun’un 50/6. maddesi gereğince 3 ay 22 gün hapis ve 2 ay 15 gün hapis cezası olarak kısmen infazına karar verilmiş ise de 5237 sayılı Kanun’un 50/3 maddesine göre “… fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış bulunanların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezasının, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunlu olup hapsin aynen veya kısmen infazının mümkün olmadığının gözetilmemesinde, isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden Aksaray 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 20/12/2011 asıl ve 13/011/2012 günlü ve 2011/657 esas, 2011/640 karar sayılı kararlarının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca aleyhte etki etmemek üzere BOZULMASINA, mahkemenin kabul ve taktirine bağlı kalınıp bozma nedenine göre uygulama yapılarak, 20/12/2011 tarihli kararda hükmedilen “7 ay 15 gün ve 5 ay hapis cezalarının 50/1-d madde uyarınca 1 yıl ve 6 ay internet kafeye gitmekten yasaklanmasına” ibaresinin çıkartılarak yerine 7 ay 15 gün ve 5 ay internet kafeye gitmekten yasaklanma seçenek yaptırımına çevrilmesine” ibaresinin eklenmesine, 13/11/2012 tarihli hükümde “ 3 ay 22 gün ve 2 ay 15 gün hapis cezası olarak kısmen infazına” ibaresinin çıkartılarak, yerine ‘5271 Sayılı CGTİHK”nın 106/4 ve 11 maddeleri uyarınca, seçenek yaptırımı yerine getirmeyen suça sürüklenen çocuk hakkındaki tedbirin bir günü 20 TL hesabıyla mahkemece belirlenen 3 ay 22 günün 2.240 TL ve 2 ay 15 günün ise 1.500 TL adli para cezasına çevrilmesine’ ibarelerinin hüküm fıkrasına eklenmesine, infazın bu miktarlar üzerinden yapılmasına, hükümdeki diğer hususların aynen bırakılmasına, 04.11.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.