YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/25021
KARAR NO : 2013/16568
KARAR TARİHİ : 04.11.2013
Dolandırıcılık suçundan sanıklar … ve …’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-h ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 25 gün adlî para cezaları ile cezalandırılmalarına, hapis cezasının aynı Kanun’un 51. maddesine göre ertelenmesine, gün adlî para cezasının anılan Kanun’un 52/2. maddesi gereğince 500 Türk lirası adlî para cezasına çevrilmesine dair Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/12/2012 tarihli ve 2009/424 esas, 2012/482 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 26/07/2013 gün ve 2013/12115/47994 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/09/2013 gün ve 2013/262444 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Nitelikli dolandırıcılık” kenar başlıklı 158. maddesinin 1. fıkrasında; “(1) Dolandırıcılık suçunun; a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle, b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle, c)Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle, d)Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle, e)Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak, f)Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle, g)Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle, h)Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında, i)Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle, j)Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, k)Sigorta bedelini almak maksadıyla işlenmesi hâlinde, iki yıldan yedi yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Ancak, (e), (f) ve (j) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı üç yıldan, adlî para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz..”, aynı Kanun’un 52/1 ve 2. fıkralarında ise, “Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir. En az yirmi ve en fazla yüz Türk lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi hâlleri göz önünde bulundurularak takdir edilir.” hükümlerinin yer alması karşısında, sanıklar hakkında hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde herhangi bir teşdit sebebi ve farklı uygulamanın gerekçesi gösterilmeden adlî para cezasının alt sınırın üzerinde belirlenmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-1/1/8 esas, 2007/152 karar sayılı ilamında da açıklandığı gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, bunun gerekçelerinin gösterilmesi, dayanılan gerekçelerin yasal olması ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği halde mahkemece hapis cezası alt sınırdan tayin edilmesine rağmen ayrıca gerekçe gösterilmeden adli para cezasının alt sınırın üzerinde tayin edilmek suretiyle çelişkiye düşülmesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğunun anlaşılması karşısında,
Kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden, Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.12.2012 gün ve 2009/424 esas, 2012/482 sayılı kararın CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre hükümde tayin olunan adli para cezasının, sırasıyla “30” gün, ”25” gün ve “500” TL adli para cezaları ibarelerinin çıkartılarak, yerine “5” gün “4” gün, ve “80” TL adli para cezası ile cezası ibarelerinin eklenmesine, infazın bu miktarlar üzerinden yapılmasına, hükümdeki diğer hususların aynen bırakılmasına, 04.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.