YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/21000
KARAR NO : 2013/16569
KARAR TARİHİ : 04.11.2013
Güveni kötüye kullanma suçundan sanık …’nin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, (155/2), 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis ve 7.500,00 yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının aynı Kanun’un 51. maddesi gereğince 43.152,00 yeni Türk lirası bedelinin tazmini suretiyle tamamen giderilmesi koşulu ile ertelenmesine dair Denizli 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/04/2008 tarihli ve 2006/584 esas, 2008/213 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine aynı Mahkemenin, katılanın maddi zararının 1/3’ü olan 14.384,00 Türk lirasının hükümlü … tarafından ödenmesi halinde, hükümlü yönünden şartın gerçekleştiğine ilişkin kabul beyanında bulunması şartı ile hükümlü yönünden şartın gerçekleşmiş sayılacağının kabulüne dair 21/06/2013 tarihli ve 2006/584 esas, 2008/213 sayılı ek kararma karşı Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının reddine ilişkin Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/06/2013 tarihli ve 2013/600 değişik … sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 02/08/2013 gün ve 2013/12559/49586 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02/09/2013 gün ve 2013/268459 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, hükümlü hakkında şarta bağlı erteleme hükümleri uygulanmış ise de Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 10/04/2013 tarihli ve 2011/23252 esas, 2013/6583 sayılı kararında da belirtildiği üzere “5237 sayılı Kanun’un 51/2 maddesine göre, cezanın ertelenmesi, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşuluna bağlı tutulabileceği, koşul gerçekleşinceye kadar cezanın infaz kurumunda çektirilmesine devam edileceği, koşulun yerine getirilmesi hâlinde, hâkim kararıyla hükümlü infaz kurumundan derhâl salıverileceği hükmüne yer verildiği, malvarlığına yönelik bazı suçlarda etkin pişmanlığı düzenleyen aynı Kanun’un 168. maddesinde, failin, azmettirenin veya yardım edenin etkin pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme ya da tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde mağdurun rızası aranmaksızın, kısmî geri verme veya tazmin halinde ise mağdurun rıza göstermesi koşuluyla ve etkin pişmanlığın gerçekleştiği yargılama aşaması dikkate alınarak ceza indirimi öngörüldüğü, öte yandan aynen geri verme veya tazmin tedbiri aynı Kanun’un 51. maddesinde bir koşul olarak gösterilmiş ise de, yasal bir indirim nedeninin, bundan Yararlanmama iradesini ortaya koyan failin cezasını etkisiz kılacak biçimde aynen tazmin tedbir şartına bağlı tutulması imkanının bulunmadığı, böyle bir uygulamanın, mağdurun zararını soruşturma veya kovuşturma aşamalarında gidermeyen faillere yeni bir olanak tanırken, soruşturma veya kovuşturma aşamalarında zararı ödeyen sanık veya sanıklar aleyhine ve adalete aykırı bir sonuç doğuracağı, maddenin düzenleniş amacının da bu şekilde yorumlanamayacağı gözetilmeyerek etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmayan sanık hakkında ertelemenin, mağdurun uğradığı zararın giderilmesi tedbiri şartına tabi tutulması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır” biçimindeki açıklamalar karşısında, somut olayda hükümlü hakkında şarta bağlı erteleme hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden; Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesi”nin 27/06/2013 tarih ve 2013/600 D. … sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince, BOZULMASINA, bozma nedenine göre müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine 04/11/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.