YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/28394
KARAR NO : 2013/16564
KARAR TARİHİ : 04.11.2013
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dolandırıcılık suçundan sanıklar … ve …’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157/1, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri gereğince ayrı ayrı 6.000,00 Türk lirası ve 1.000,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmalarına, aynı Kanun’un 52/4. maddesi gereğince hapisten çevrili para cezasının 15 eşit taksitte ödenmesine dair Kiraz Asliye Ceza Mahkemesinin 07/06/2012 tarihli ve 2007/262 esas, 2012/208 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 04/04/2013 gün ve 2013/5360/22405 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/04/2013 gün ve 2013/131879 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle,
1)Sanıklar hakkında hüküm kurulurken alt sınırdan uzaklaşıldığı belirtilmiş ise de; 5237 sayılı Kanun’un 61/9. maddesinde yer alan “Adlî para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az; üst sınırı da hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz” hükmünün 19/12/2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun’la eklendiği ve suç tarihi olan 18/08/2005 tarihi itibarıyla 5237 sayılı Kanun’un 157/1. maddesinde öngörülen adlî para cezasının alt sınırının 5 gün olduğu gözetilmeden 60 gün adlî para cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayininde,
2)Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 28/09/2011 tarihli ve 2008/1980 esas, 2011/16463 karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/1-a maddesi gereğince kısa süreli hapis cezasının para cezasına çevrilmiş olması nedeniyle aynı maddenin 6. fıkrasının “hükmün kesinleşmesinden sonra usulüne uygun yapılacak tebligata rağmen 30 gün içinde seçenek yaptırımın gereklerinin yerine getirilmesine, başlanması veya başlanıp da devam edilmemesi halinde hükmü veren mahkemece kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceği” hükmü karşısında; kısa süreli hapis cezasından çevrilen para cezası yönünden uygulama yeri bulunmayan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/4. maddesi gereğince “hükmün kesinleşme tarihinden itibaren 15 eşit taksit halinde ödenmesine taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde cezanın hapse çevrilmesine” hükmolunmasında, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
Dairemizin 03.06.2013 gün ve 2013/12571 esas 2010/10208 sayılı kararıyla Kiraz Asliye Ceza Mahkemesinin 07.06.2012 tarih ve 2007/262 esas, 2012/208 sayılı kararının CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (1) no’lu bozma nedenine göre uygulama yapılarak; hükümlülerin 5237 sayılı TCK’nın 157/1, 62/1 ve 52/2 maddeleri uyarınca 80.TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, (2) no’lu bozma nedenine göre ise hüküm fıkrasında “TCK’nın 52/4 maddesi geriğince 15 eşit taksitle tahsiline, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde, geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” bölümünün çıkarılması, kararın diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, karar verilmiştir.
Yargıtay C. Başsavcılığınca 30.10.2013 gün ve 2013/28394 sayılı itirazname ile, kısa süreli hapis cezasından çevrilme adli para cezasının 5237 sayılı TCK’nın 52/4. maddesi gereğince taksitlendirilmesine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olup, tebliğnamenin (2) no’lu bozma nedeninin sanıklar aleyhine sonuç doğuracağından kanun yararına bozma isteminin “(2) no’lu isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu düşüncesiyle itiraz yoluna gidilmiştir.
6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesi üzerine anılan kanunun 99. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 308. Maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan itiraz üzerine incelenerek gereği düşünüldü.
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz dilekçesinde ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden KABULÜNE,
2-Dairemizin 03.06.2013 gün ve 2013/12571 esas 2013/10208 sayılı kararının (2) no’lu talebe ilişkin bozma kısmının KALDIRILMASINA,
Kiraz Asliye Ceza Mahkemesinin 07.06.2012 tarih ve 2007/262 esas, 2012/208 sayılı kararında yer alan ve sanıkların kısa süreli hapis cezasından çevrilen adli para cezalarının TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilerek tahsiline karar verilmesine dair uygulaması usul ve yasaya uygun olduğundan, buna karşı yapılan (2) no’lu karşı kanun yararına bozma isteminin CMK 309. maddesi gereğince REDDİNE, 04.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.