YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14955
KARAR NO : 2012/39631
KARAR TARİHİ : 20.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;sanığın kendisine ait aracını, arkadaşı … aracılığı ile katılana haricen sattığı ,aracın satışı nedeniyle 5.000 TL’yi sanığın peşin olarak aldığı, geri kalan miktarında aracın ruhsatınının devir edileceği zaman alacağı konusunda sanık ile katılanın anlaştığı,ancak sanığın aracın üzerindeki haciz nedeniyle ruhsatı devir edemediği, katılanın ise vermiş olduğu parasını iadesi şartıyla aracı kendisine vereceğini beyan etmesi üzerine, sanığın aracı katılanın izni olmadan park ettiği ikametinin önünden kendisinde bulunan yedek anahtar aracılığı ile aldığı,sanığın hileli davranışlarla katılanı aldatıp onun zararına kendisine haksız kazanç sağlamak suretiyle dolandırıcılık suçundan, cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında; sanığın katılana karşı her hangi bir hileli davranışının olmadığı, sanık ile katılan arasında aracı konumundaki tanık …’e karşı da herhangi bir hileli davranışta bulunmadığı, satışa konu aracın trafik kaydının kolaylıkla araştırıp araç üzerindeki haczin öğrenebileceği, taraflar arasında çıkan bu ihtilafın hukuki nitelikte olduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 20.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.