YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2430
KARAR NO : 2013/16602
KARAR TARİHİ : 04.11.2013
MAHKEMESİ :Ağır ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı,o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir.Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir.Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır.Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sosyal Güvenlik Kurumu Mersin İl Müdürlüğü kontrol memurluğu tarafından 24.04.2009 tarihinde yapılan yerel denetim sonucunda düzenlenen raporda; … İnşaat Tur San Tic Ltd Şti’nin, “…” olarak kayıtlı olan … yeri adresine gidilerek yapılan kontrol sırasında, şirkete ait olan … yerinin kapalı ve boş olduğunun tespit edilerek buna ilişkin tutanağın tanzim edildiği, şirketin belirtilen adreste … yerinin bulunmamasına rağmen şirketin bu adresinde faaliyette bulunduğunu belirterek sigortalı olarak kuruma bildirimi yapılan sanık …’ın, fiilen çalışmasının tespit edilemediği, bu nedenle bu … yerinin 19.04.2008 tarihinden sonraki bildirilen çalışmalarının tamamının eylemli ve gerçek olmadığının belirlenerek sanıkların dolandırıcılık suçlarını işlediklerinin iddia edildiği olayda; söz konusu şirkette sanık …’ın, 01.08.2005 tarihinde işe başladığını gösteren işe giriş bildirgesi ve 01.08.2005 ile 20.10.2009 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığını gösteren hizmet döküm belgesinin dosyada mevcut olduğu, Ticaret Sicil Memurluğu’nun 25.11.2009 tarihli yazısında şirketin halen faaliyette olduğunun bildirildiği, Uray Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün 18.08.2009 tarihli yazısında; şirketin düzenli olarak vergi beyannamelerinde bulunduğunun belirtildiği, sanıkların aşamalarda verdikleri aynı doğrultudaki ifadelerinde; sanık …’ın, şirkette fiilen çalıştığını, işlerin kötüye gitmesi nedeniyle söz konusu adresteki büronun kapandığını; ancak şirketin faaliyetlerini sürdürdüğünü savunmaları ve şirketin çalışanları olan tanıklar … ile …’in anlatımlarında da; sanık …’ın, şirkete ait … yerinin kapalı olmasına rağmen diğer sanık …’in vermiş olduğu talimatlar doğrultusunda şirketin faaliyeti kapsamında olan işleri takip ederek getir götür işleri ve şoförlük yaptığını beyan etmeleri karşısında; sanıkların üzerilerine atılı suçları işlediklerine dair mahkumiyetlerine yeter derecede her türlü şüpheden arınmış somut delil elde edilemediğine yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 04.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.