Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/15109 E. 2012/40005 K. 26.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15109
KARAR NO : 2012/40005
KARAR TARİHİ : 26.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;
Sanığın, annesi adına kayıtlı … plaka sayılı aracı satmak üzere katılanla anlaştığı, katılanın ona 500 TL kapora verdiği, anlaşmalarına göre 20/11/2006 günü işlemleri tamamlamak için notere gittikleri, satış işlemlerini yapmadan önce katılandan parayı ödemesini istemesi üzerine, katılanın sanığa trafik cezası borcu da dahil olmak üzere 16.030 TL parayı ödeyerek notere gittikleri, sanığın ruhsat sahibi olan annesini alıp geleceğini söyleyerek yanlarından ayrıldığı, … ile katılanın noterde beklediği sırada, telefonla …’ı arayarak masrafların çok olduğunu söyleyip başka notere gitmelerini belirttiği, sonrasında yanlarına gelerek annesinin hasta olduğunu bunun için geç geleceğini beyan ederek beraber 1.Notere gittikleri, orada annesinin getireceğini söyleyerek tekrar yanlarından ayrıldığı, uzun süre gelmemesi üzerine katılanın sanığı telefonla aramasına rağmen, sanığın sürekli olarak “geleceğim” diye katılanı oyaladığı, daha sonra aracın galericide başka bir araç ile takas edildiği dikkate alındığında, sanığın baştan beri dolandırıcılık kastı ile hareket ettiği, noterde devir işlemlerinin gerçekleşmemesi için sürekli olarak katılanı oyaladığı, bu şekilde hileli hareketlerle katılan aleyhine kendi lehine haksız yarar sağlamak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği göz önünde bulundurulmadan, taraflar arasındaki ihtilafın hukuki nitelikte olduğu belirtilerek beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.