YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/14980
KARAR NO : 2012/39637
KARAR TARİHİ : 20.06.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar haklarında özel belgede sahtecilik suçundan açılan davada hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, bu hususta zamanaşımı süresi içinde bir karar verilmesi mümkün görülmekle, dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Karar başlığında “2006” olarak yazılmış olan suç tarihinin “13.09.2005–17.04.2006” olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıklardan …’in, dokuma işi yapan … yeri olduğu, sanık …’nin kızı olan diğer sanık …’ın bu … yerinde çalışmadığı ve …’de oturduğu halde … yerinde çalışıyormuş gibi gerçeğe aykırı bildirimde bulunup vizite kağıdı düzenleyerek, bu belgelerle sanık …’ın SSK tarafından sağlanan tedavi yardımından faydalandığı, bu dönemde yaptığı doğum masraflarının ödettirdiği SSK’nın zarara uğratılması suretiyle sanıkların birlikte hareket ederek dolandırıcılık suçunu işlediklerinden bahisle cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında; sanıkların, üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair mahkumiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delillerin elde edilemediğine yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 20.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.