YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8110
KARAR NO : 2013/18739
KARAR TARİHİ : 28.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
31.03.2010 tarihli duruşmada kamu davasına katılma istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeyen ve fakat yüklenen suçtan doğrudan doğruya zarar gören şikayetçi Ali’nin, CMK’nın 260. maddesine göre sanıklar hakkında kurulan “beraat” hükümlerini temyize hakkı bulunduğu gözetilerek aynı kanunun 237/2. maddesi uyarınca katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
“Duruşmada (iddianamenin kabulünden sonra) suçun hukuki niteliğinin değiştiğinden bahisle görevsizlik kararı verilerek dosya alt dereceli mahkemeye gönderilemez.” emredici (amir) hükmünü içeren CMK’nın 6. maddesi nazara alındığında; duruşmaya başlamış olan mahkemenin, eylemin TCK’nın 155/1. maddesine uyduğundan bahisle görevsizlik kararı vermemesinde bir isabetsizlik olmadığından tebliğnamedeki 1 nO’lu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; … Gemicilik… ünvanlı şirkete bağlı M/T Sarınaz gemisinde 08/10/2009 tarihinde ikinci kaptan olarak çalışmaya başladığını, 10/10/2009 tarihinde gemi ile çıkış yapıp 29/10/2009 tarihinde Türkiye’ye giriş yaptıklarını, bu seyir sırasında “gemi kaptanlığına” hitaplı 12/10/2009 tarihli istifa dilekçesini yazıp birinci kaptana verdiğini, dilekçeyi değerlendiren kaptanın transit gemi-seyir gerekçesiyle şirkete gitmesi tavsiyesinde bulunduğunu, 04/11/2009 tarihi itibariyle fiilen gemiden ayrılıp şirket işyerine, hakettiğini düşündüğü
ücretini ve çalışması için mutlak yedinde olması gerekli gemi adamı ve sağlık yoklama cüzdanlarını isteyip, teslim almak üzere gittiğinde işyeri çalışanlarının da bulunduğu ortamda hakarete uğrayıp, kovularak istemesine rağmen belgelerinin verilmeyip alıkonulduğunu ileri süren şikayetçinin başvurusu üzerine yapılan soruşturma neticesinde düzenlenen 27/01/2010 tarihli iddianamede anlatılan eylemin “nitelikli güveni kötüye kullanma” suçunu oluşturduğu iddia olunmakla;
Gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenebilmesi amacına yönelik olarak; … Gemicilik ticari ünvanlı olduğu bildirilen şirketin suç tarihi itibariyle ortak ve temsil-ilzama yetkililerini gösterir kayıtların Ticaret Sicili Memurluğu’ndan istenmesi, dosyadaki 12.10.2009 tarihli “istifa dilekçesinde” sol alt köşede ve arka alt satırda yer alan yazı-imzaların kime ait olduğunun araştırılması, belirlenmesi halinde usulünce tanık sıfatıyla beyanının alınması, şikayetçinin 25.12.2009 tarihli savcılık ifadesi nazara alınarak o tarihteki işyeri çalışanlarının tespit olunarak iddia ve savunmalar doğrultusunda tanık sıfatıyla dinlenmeleri, geminin 10.10.2009-29.10.2009 tarihleri arasında Türkiye dışında seferde olup olmadığının bağlı olduğu şirketten sorulup öğrenilmesi, sanık …’ın soruşturma aşamasındaki ifadesi ile kovuşturma aşamasındaki beyanı arasında oluşan çelişkinin giderilmeye çalışılması, toplanan deliller birlikte incelenerek varılacak sonuca göre sanıkların hukuki durumlarının ve suç vasfının takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, şikayetçinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.