YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16068
KARAR NO : 2013/18374
KARAR TARİHİ : 25.11.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan vekilinin … hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik yapmış olduğu 09.12.2009 tarihli itirazının, Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 16.12.2009 tarih ve 2009/1153 değişik … sayılı kararıyla reddedildiği, söz konusu karara karşı da temyize gelmediği anlaşılmakla, sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmüyle sınırlı olarak yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro
bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanık …’ın, 19.02.2006 tarihinde doğum sancılarının başlaması üzerine, kardeşinin eşi olan … Devlet Hastanesi’ne götürülerek kayıt işlemlerinin yaptırıldığı ve aynı gün doğum yaptığı, bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; maddi durumu iyi olmayan ve sosyal güvencesi bulunmayan sanık …’in doğum sancılarının başlaması üzerine kendisini ve doğacak çocuğunu ağır ve muhakkak olan bir tehlikeden kurtarma zorunluluğu içerisinde olmasından dolayı doğumu gerçekleştirmek amacıyla diğer sanık Hatice’ye ait sağlık karnesini kullandığının anlaşılması karşısında, TCK’nın 25/2. maddesinde yer alan koşulların oluşması nedeniyle sanıktan acil sağlık hizmet bedellerinin alınamayacağı ve bu nedenle herhangi bir zararın söz konusu olmayacağı hususları gözetilerek dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından, mahkemece verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 25.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.