YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/55
KARAR NO : 2013/5243
KARAR TARİHİ : 30.04.2013
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanıklar …, …, …, … ve …’nin yapılan yargılamaları sonunda, sanık …’ın atılı suçlardan beraatine, diğer sanıkların atılı suçlardan mahkûmiyetlerine dair Kadıköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19.06.2012 gün ve 2009/368 Esas, 2012/192 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş olması, hükümlerin kısmen re’sen de temyize tâbi olması ve sanıklar …., müdafileri tarafından incelemenin de duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğnameyle Daireye gönderilmekle 17.04.2013 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanık … müdafiin gelmediği, ayrıca bir talepte de bulunmadığı anlaşılmakla Yargıtay Cumhuriyet Savcsının uygun görülen talep ve mütalâası dairesinde sanık … hakkında DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek, vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi sanık … yönünden başka bir güne bırakılmıştır.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekâletnameye dayanarak sanık … adına gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalâa dairesinde sanık … hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 08.05.2013 Çarşamba günü saat 13:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Sanık … hakkında verilen beraat hükümlerinin incelemesinde;
Sanık müdafiin, sanık hakkında kurulan beraat hükümlerini vekâlet ücretine yönelik olarak temyiz ettiği anlaşılmakla, bu hususta yapılan incelemede;
1136 sayılı Avukatlık Kanunun 164 ve 168. maddeleri ile hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, kanuna aykırı olmakla bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu aykırılığın yeniden yargılamayı gerektiren bir hal teşkil etmemesi nedeni ile CMUK.nın 322. maddesi uyarınca hüküm fıkrasına “sanığın kendini vekil ile temsil ettirdiği anlaşılmakla, hüküm tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi esas alınarak 2.400 TL maktu vekâlet ücretinin hazineden alınarak sanık …’a verilmesine ” ibaresinin eklenmesi sureti ile sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanıklar …, … ve … hakkında verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdure …’in olay tarihinde gündüzleyin saat: 16.00 sularında yolda yürürken bir bez koklatılarak arabaya bindirilmesi hususunda bir tespit ve delilin bulunmaması, tanıklar … ve…’ın olay tarihinde dükkanda sanıklar…’i bir kızla birlikte gördüklerini ifade etmeleri, tanık …’ın mağdure ile sanık …’in öpüştüklerini söylemesi, sanıklar…in mağdure …’i arabalarına alıp bir süre gezdirdikten sonra … Camiinin yanında bıraktıklarına ilişkin tevilli savunmaları, mağdurenin elbiselerinde sanık … dışında diğer sanıklara ilişkin DNA tespitinin yapılamamış olması, mağdure hakkında Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 15.05.2007 tarihli raporunda mağdurenin ifadelerine ana hatlarıyla ve kuvvetli delillerle desteklendiğinde itibar edilebileceğine ilişkin raporu karşısında, mağdurenin olay tarihinde cebir, tehdit ve hile ile olay mahalline götürüldüğüne ilişkin delil bulunmamasına rağmen sanıklar hakkında TCK.nın 109/1. maddesi yerine 109/2. maddesinin uygulanması, mağdureye karşı cebir ve tehditle cinsel istismar suçunun işlendiğine ilişkine delil bulunmamasına rağmen TCK.nın 103/4. maddesi uyarınca artırım yapılarak fazla ceza tayini,
Sanık … hakkında verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Yukarıdaki kabul edilen oluş karşısında, son suç tarihi olan 13.05.2009’da olay yerinde olduğu konusunda mağdure beyanları dışında delil bulunmayan sanık …’ın en son olaydan 20 gün kadar önce mağdureyi kendi evine götürerek cinsel ilişkiye girdiği iddialarının araştırılarak mağdure beyanlarıyla olay mahallerinin karşılaştırılması ile bunun sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik incelemeyle mahkûmiyet hükümleri verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan kısmen re’sen de temyize tâbi hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi
30.04.2013 tarihinde verilen işbu karar 08.05.2013 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … … hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.