YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16247
KARAR NO : 2013/18364
KARAR TARİHİ : 25.11.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Bankaya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan
faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
Sanıkların, katılan … Gıda San. ve Tic. A.Ş ile yaptıkları sözleşme neticesinde almış oldukları yüksek miktarlı mallar karşılığında tanık …’a ait çekleri şirket temsilcisine verdikleri, ayrıca sanık …’nin taşınmazları üzerine de ipotek koydurdukları, aldıkları mallar karşılığında verdikleri çeklerin karşılıksız çıktığı, tanık …’un, çeklerinin çalındığından bahisle … Cumhuriyet Başsavcılığı’na müracaatta bulunduğu, bunun üzerine sanıklar hakkında hırsızlık suçunu işlediklerinden bahisle … Asliye Ceza Mahkemesi’ne dava açıldığı ve 2006/101 sayılı dosyası üzerinden sanıkların yargılandığı, davanın halen ilk derece mahkemesinde görülmekte olduğunun anlaşıldığı olayda; sanıkların suça konu çeki, ortakları olan …’tan rızaen aldıklarını, tanığın bilgisi ve rızası dahilinde sanık …’ın imzaladığını belirtmeleri, katılan firmanın müdürü olan …, Mardin bölgesi satış temsilcisi … ile şirket çalışanı …’in inceleme ve sözleşme yapmak için … İlçesine gittiklerinde, sanık …’un adı geçen bu şirket yetkililerine …’ın çeklerini vereceğini, …’nin iki adet taşınmazını ipotek göstereceğini söylediği konusunda taraflar arasında bir ihtilafın bulunmaması, katılan firmanın temsilcisi olan …’ın beyanlarında, suça konu çeklerin kendilerine verildiği sırada sanıkların yanında tanık …’un da bulunduğunu, …’ın suça konu çeklerin kendisine ait çekler olduğunu belirterek sanıkların savunmalarını doğrulaması, gerek sanıkların savunmalarından, gerekse de tanık …’ın beyanlarından çeklerin verildiği tarihte sanıklarla tanığın ortak olduklarının anlaşılması,karşısında sanık …’ın sanıklar hakkında sonradan şikayetçi olmasının icra takibinden kurtulmaya yönelik olduğu kabul edilmiş aynı şekilde alacağın ipotekle teminat altına alınmış olması nedeniyle ipotek tesis edilen taşınmazların gerçek değerlerinin ipotek tarihinde tetkik etme imkan ve sorumluluğunun bulunması da dikkate alındığında, tanık …’ın rızasıyla imzalanıp katılanlara verilen çeklere ilişkin sanıkların sahtecilik kastıyla hareket etmemeleri, katılan şirket yetkililerinin tanık …’ın çeklerinin kullandığını bilerek sanıklarla hukuki ilişki içerisine girmiş olmaları ve sanıkların herhangi bir hilesinin bulunmaması nedeniyle aralarındaki ilişkinin hukuki nitelikte olduğu hususları gözetilerek, sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 25.11.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(Karşı oy)
Sanıklardan …’un Mazıdağı ilçesinde toptan gıda ticareti ile uğraştığı, katılan firmadan gıda alışverişinde bulunduğu, ilk önce aralarında sözleşme yapmak için katılan firma yetkililerinin … ilçesinde sanık …’a ait firma ile ilgili araştırma yaptıkları, bu görüşmelerde sanık …’nin … ilçesi … köyündeki taşınmaz parsel hisselerine ipotek koydurdukları bu güvene dayalı olarak devam eden alışverişlerde sanık …’un amcası olan sanık …’tan alarak ciro ettiği çekleri katılan şirkete verdiği, çeklerin karşılıksız çıktığı çeklerin keşide tarihlerinin 28.09.2005 ve sonrası olduğu çek yapraklarının hakkında takipsizlik kararı verilen tanık …’a ait olduğu tanığın soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki beyanlarında 13 adet çek yaprağının … yerinden çalındığını bu konuya ilişkin … Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğunu ve sanıklar … ve … hakkında Asliye Ceza mahkemesine dava açıldığını beyan etmesi sanık …’ın yargılama aşamasında çek yapraklarını tanık …’tan hatır çeki olarak alıp kendisinin keşideci olarak imza atarak yeğeni olan …’a verdiğini savunması ayrıca sanık …’unda amcası olan sanık …’tan alıp ciro ettiğini ve …’ın çekleri ne şekilde ele geçirdiğini bilmediğini savunması karşısında çekler üzerinde yazı ve imza incelemesi yaptırılarak, … Asliye Ceza Mahkemesinde görülen çeklerin çalındığına ilişkin yargılama dosyası incelenerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken; sanıkların beraatine yönelik mahkeme kararının ONANMASINA dair çoğunluk görüşüne katılmıyorum.