YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2456
KARAR NO : 2013/15118
KARAR TARİHİ : 08.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkların, … ilçesi, … Mahallesi, … ada ve … parselde kayıtlı “… Merkezi” isimli binanın 2. ve 3. katlarında bulunan bağımsız bölümlerdeki hisselerini 70.000 TL karşılığında katılana satmak hususunda anlaşmaları üzerine, katılan ile harici hisse satış sözleşmesi düzenledikleri, ayrıca tapuda hisse satışını gerçekleştirmesi için tanık …’ü 14.08.2007 tarihinde noterde vekil tayin ettikleri,daha sonra katılanın, söz konusu taşınmazın 3. katında bağımsız bölüm irtifakının olmadığını ve 2. kattaki bağımsız bölümlerin tamamen sanıklara ait olmayıp
başka hissedarların da bulunduğunu öğrendiği, sanıkların binanın tamamını kendilerine ait olarak göstererek katılandan 70.000 TL para aldıkları iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda; sanıkların birbirleriyle uyumlu ve aşamalarda değişiklik göstermeyen savunmalarında, katılana kendi hisse paylarını sattıklarını, binanın tamamının kendilerine ait olduğunu söylemediklerini, söz konusu bağımsız bölümlerdeki hak iddiasını katılanın da bildiğini beyan ettikleri, katılan ile sanıklar arasında imzalanan tarihsiz hisse satış sözleşmesinde “…. üst kat 2. ve 3. bağımsız bölümlerdeki bize ait bulunan hissemizin tamamını 60.000 TL bedelle …’a sattık.” şeklindeki ibarenin de sanık savunmalarını doğruladığı, ayrıca katılanın istediği takdirde her ilgiliye açık olan tapu sicil kayıtlarını inceleme olanağının bulunduğu, sanıkların katılanın denetleme istek ve imkanını ortadan kaldıracak hileli bir davranışlarının söz konusu olmadığı, binanın belediye kayıtlarında zemin+3 kat olarak kayıtlı göründüğü halde, tapu kayıtlarında zemin+2 kat olarak görünmesi ve … isimli şahsın 2. kattaki bağımsız bölümlerde hak iddia etmesi nedeniyle satış işleminin gerçekleşmediği anlaşıldığından; sanıklar hakkında, dolandırıcılık suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 08/10/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.