Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/21012 E. 2013/16015 K. 28.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21012
KARAR NO : 2013/16015
KARAR TARİHİ : 28.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık (değişen suç vasfına göre hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma)
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, …’a yönelik dolandırıcılık eylemi nedeniyle zamanaşımı süresi içinde kamu davası açılması mümkün görülmüştür.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, mağdura ait oto kiralama işyerinden iki adet araç kiralamasına rağmen araçları belirtilen günde geri getirmediği, araçların kendisine ait olduğunu söyleyerek başkasına teslim ettiği, böylece dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği ve mahkeme tarafından hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyet kararı verilen olayda,
1-Sanıkla mağdur arasında bir hizmet ilişkisinin bulunmadığı dikkate alınarak, eylemin, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın 155/1. maddesinde düzenlenen “güveni kötüye kullanma” suçunu oluşturacağı ve mağdurun da, 22/07/2010 tarihli duruşmadaki ifadesinde şikayetinden vazgeçmiş olması karşısında, güveni kötüye kullanma suçunun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olduğu da gözetilerek, 5237 sayılı TCK’nın 73/6. Maddesi gereğince şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği hususunda sanığın beyanı saptanarak sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Kabule göre de; hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.