YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/65
KARAR NO : 2013/7437
KARAR TARİHİ : 22.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu Malına Zarar Verme, Yaralama, Hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
Suçun alenen işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Aleniyet, belirsiz sayıda kişilerin hakaret oluşturan sözü duymalarına olanak sağlamak suretiyle suçun işlenmesini ifade eder. Failin, hakaret oluşturan sözün duyulması olanağını yaratmış olması yeterlidir. Söylenen sözün fiilen duyulmuş olup olmaması önemli değildir.
Somut olayda; sanıkların, cezaevinde 2. Müdür olarak görev yapan şikayetçinin gardiyanlar ile birlikte koğuşlarına gelerek daha önce koğuştan ayrılıp başka koğuşa geçen hükümlülere ait su ısıtıcısını vermelerini isteği, sanıkların ısıtıcının kendilerine ait olduğunu söyledikleri, şikayetçinin kantin fişlerinin kontrolü sonucunda ısıtıcının …. tarafından alındığını bu nedenle ona vermeleri gerektiğini söylemesi üzerine sanık …’nın su ısıtıcısını yere atıp kırdığı, diğer sanık …’nin masaya tekme attıktan sonra koğuş camlarını kırdığı, Mustafa’nın şikayetçiye hitaben sinkaflı hakaret ettiği ve yerden aldığı büyük cam parçası ile şikayetçiye saldırdığı, ancak görevli memurlar tarafından etkisiz hale getirildiği olayda;
Sanıkların adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyeti bulunduğu halde TCK’nun 58.maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1-Sanık … hakkında mala zarar verme ve sanık … hakkında hakaret suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan incelemede;
Kurum müdürü tarafından başka koğuşa geçen hükümlülerin talebi üzerine kantin fişine göre sanıklardan su ısıtıcısının iadesini istemesinin sanıklara yönelik haksız bir eylem olarak değerlendirilemeyeceği gözetilerek tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-… hakkında yaralamaya teşebbüs suçundan kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında gerekçe kısmında duruşmadaki davranışları lehine değerlendirilerek TCK’nun 62.maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılmasına karar verildiği halde hüküm kısmında anılan maddenin uygulanmaması suretiyle çekişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8.maddesine istinaden uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK’nın 322.maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün C fıkrasının 3. bendinden sonra gelmek üzere “sanığın duruşmadaki davranışları lehine değerlendirilerek TCK’nun 62.maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak sonuç olarak 2 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına2 ibaresinin eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.