YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/11464
KARAR NO : 2013/12382
KARAR TARİHİ : 03.07.2013
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Suça sürüklenen çocuğun … Belediyesine ait …parkında bulunan tuvaletin lavabolarına, kapı ve camlarına vurup kırmak suretiyle zarar verdiğinin iddia edildiği somut olayda; tanık …’nin suça sürüklenen çocuğun elinde çekiçle tuvaletlere girip alüminyum kapılara vurarak sökmeye çalıştığını, tanıklar …’in suça sürüklenen çocuğun elinde çekiçle tuvaletlere girdiğini ve içeriden cam kırılması seslerinin geldiğini beyan etmeleri, görgü tespit tutanağında aynaların ve alüminyum kapıların kırıldığının belirtilmesi yine suça sürüklenen çocuğun polisler tarafından olay yerinde yakalanmış olması karşısında; suça sürüklenen çocuğun atılı suçtan mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Kabule göre;
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğinin 20/1-7. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 15 yaşını doldurmuş olup da 18 yaşını doldurmamış çocukların işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılmasının gerekli olduğu, mahkemece sosyal inceleme raporuna gerek görülmediği taktirde ise gerekçesinin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.