Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/1227 E. 2013/15237 K. 09.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1227
KARAR NO : 2013/15237
KARAR TARİHİ : 09.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, katılanı bir kamu kurumunda işe yerleştireceğini söyleyerek kendisinden 10.000 TL. para istediği, bu paranın 5.000 TL.’sini peşin kalan kısım içinde işe girdikten sonra alacağını söyleyerek katılandan 5.000 TL. aldığı, daha sonra katılanı sürekli oyaladığı ve parasını da geri vermediği böylece dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; katılanın yargılama sırasında, annesi olan …’in huzurunda sanığın, kendisine serbest bölgede … ayarlayacağını, olmadığı takdirde kendisinin fizik öğretmenliğine atamasını yaptıracağını, … ve …’i tanıdığını, bu … karşılığında 10.000 TL. alacağını, 5.000 TL.’yi peşin kalanını da işe başladıktan sonra alacağını söylediğini beyan
etmesi karşısında, eylemin 5237 sayılı TCK’nın 158/2 maddesinde düzenlenen “Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle” nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 09.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.