Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/591 E. 2013/14214 K. 26.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/591
KARAR NO : 2013/14214
KARAR TARİHİ : 26.09.2013

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5395 sayılı Kanun’un 3/a-2 maddesine göre, kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuklar için, “suça sürüklenen çocuk” ibaresi yerine, “sanık” ifadesinin kullanılması mahallinde düzeltilebileceğinden, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; müştekinin … bulmak için gazeteye ilan verdiği, suça sürüklenen çocuk tarafından bu ilana istinaden aranarak makam şoförü olarak işe alınacağı ancak gerekli evrakların çıkartılması için bir miktar para vermesi gerektiği söylendiği, bunun üzerine suça sürüklenen çocukla
buluşarak evrakları ve parayı verdiği, ancak daha sonra işe başlatılacağı söylenen gün buluşma yerine kimsenin gelmediği, bunun üzerine suça sürüklenen çocuğa telefon ettiği ancak telefonun suratına kapatıldığı, müştekinin dolandırıldığını anladığı, daha sonra müştekinin başka bir isimle tekrar gazeteye … bulma ilanı verdiği, aynı şekilde suça sürüklenen çocuk tarafından arandığı, ancak bu sefer müştekinin polise haber verdiği, buluşma yerine gelen suça sürüklenen çocuk tarafından gönderilen sanık … Aras’ın polis tarafından para ve evrakları aldıktan sonra yakalanması şeklinde gerçekleşen olayda dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafisinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 26.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.