Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/532 E. 2013/13774 K. 23.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/532
KARAR NO : 2013/13774
KARAR TARİHİ : 23.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli kararın sanığa 04/06/2009 tarihinde tebliğ edilmiş olması ve 11/06/2009 havale tarihli dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğunun anlaşılması karşısında, temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenip… 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12/06/2009 gün, 2008/347 E 2009/258 K sayılı ek kararın kaldırılarak 05/05/2009 tarihli esas kararının yapılan temyiz incelenmesinde;
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın müştekiye evlendirmeyi vaad ettiği, bu amaçla … ve … ismi ile tanıttığı kişilerle birlikte ondan 2.000 TL aldığı, daha sonra evlendirmeyi vaad ettiği … isimli kadını şikayetçiden kaçırdığı, bu olayın kısa bir süre sonrasında sanığın yeniden müştekiyi arayarak … isimli kadını getirebileceğini, bunun için yol parasına ihtiyaç olduğunu söyleyerek ondan 06.12.2007 tarihinde 120 TL; 07.12.2007 tarihlerinde 40 TL aldığı olayda dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçeli kararın müştekiye tebliğ edilmesi ve müştekinin temyiz talebinde bulunmaması karşısında, müştekinin katılma talebi konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Gerekçeli ve kısa kararlarda, yüklenen ve kabul edilen suçun dolandırıcılık suçu olduğunun anlaşılmasına göre, uygulama maddesinin TCK’nın 157/1 maddesi yerine 151/1 maddesi şeklinde yazılması, hüküm bölümünün 5. bendinde TCK’nın 52/2 maddesinin uygulanması sırasında “5 gün” yerine “5 ay” denilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hataları olarak değerlendirilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 23/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.