Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/23279 E. 2013/7895 K. 29.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23279
KARAR NO : 2013/7895
KARAR TARİHİ : 29.04.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Sanıklar … ve … katılan …’na ait işyerine giderek, … kendisini …olarak, … ise kendisini … Tekstil Şirketinin sahibi … olarak tanıttıkları, aldıkları ayakkabı karşılığında, …’in katılan …’ye, … isimli müştekiye ait … Gıda İnş. Taah. San ve Tic. Şirketine ait gözüken iki adet 8.500 YTL’lik sahte çeki verdiği, karşılığında ayakkabı aldığı, sanık …’nın ise katılan …’nin Dörtyol ilçesindeki evinden boş olarak çalınan 7.500 YTL bedelli sahte çeki ciro ederek verdiği, sanık …’in kendisini …. Kimya Şirketi Yetkilisi olarak tanıtıp şikâyetçi …’dan aldığı temizlik malzemeleri karşılığında Eylül 2005 ayında 8.650 YTL’lik sipariş verip mal olarak karşılığında keşidecisi ölü şahıs olan …..’e ait 8.650 YTL’lik Albaraka Finans’a ait çek verdiği, bu olaydan 15-20 gün sonra tekrar gelerek 6.350 YTL miktarlı sipariş verip yine keşidecisi ölü şahıs olan …’e ait 6.350 YTL bedelli çeki verdiği, her iki çekin arkasını da …. Kimya adına ciro ettiği, sanık …’nin kot mont, pantolon imalatı yapan katılan …’a ait işyerine giderek kendisini… olarak tanıttıktan sonra yeğeni …. için mal alacağını söyleyip katılandan muhtelif 228 adet pantolon ve montu 4.000 YTL’ye satın alıp karşılığında 2.000 YTL’lik Mayıs-Haziran 2006 vadeli ….. imzalı senetleri tanzim edip verdiği, sanık …’in suçtan elde edilen eşyaları muhafaza ettiği ve sahte belgeleri üretmeye yarayan eşyaları sakladığı, sanık …’a ait dükkanda yapılan aramada suça konu temizlik malzemelerinin ve sahte evrakla ve bilgisayarın ele geçtiği, sanık …’in sahte evrakları temin ettiği, sanık …’in suçtan elde edilen eşyaları muhafaza ettiği ve ….. ile irtibatı sağladığı, sanık …’in ise elde edilen malları piyasaya sattığı iddia olunan olayda;
A- Sanıklar … ve …’nin katılan …’na yönelik ve sanık …’in şikayetçi …’a yönelik nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlerin incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … ve sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
B-Sanık …’nin katılan …’a yönelik dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, bunun gerekçelerinin gösterilmesi, dayanılan gerekçelerin de yasal olması ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği halde TCK.nun 61.maddesindeki ölçütlere göre gerekçe gösterilmeksizin alt sınırın üzerinde 120 gün olarak tayin edilmesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “120 gün”, “100 gün” ve ” 2000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, “4 gün” ve ” 80 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C-Sanık …’nin katılan …’a yönelik resmi belgede sahtecilik, sanıklar …, …, … ve … hakkında resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlerin incelemesinde;
1-Sanık …’nin katılan …’a aldığı mal karşılığı verdiği 2.000 YTL’lik Mayıs-Haziran 2006 vadeli, keşide yeri ve tarihi ile ödeme yerinin bulunmayan iki adet senedin resmi belge niteliğini haiz olmadığının anlaşılması karşısında, eylemin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Sanıklar …, …, … ve … hakkında 09/06/2006 tarihli iddianameyle örgüt faaliyeti çerçevesinde diğer sanıklar …. ve …… ile iştirak halinde katılanlar … ve … ile şikayetçiler … ve …’ye yönelik eylemlerinden dolayı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kamu davası açıldığı, tüm sanıkların örgüt kurmak suçundan beraatlerine karar verildiği ve katılan ve şikayetçilere yönelik eylemlerin sanıklar … ile … tarafından yalnız başlarına işlendiğinin kabul edildiği, sanıklar …, …, … ve … hakkında birden fazla resmi ve özel belge temin etmek ve saklayıp diğer sanıklara vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçundan açılmış bir dava bulunmadığı, iddianame anlatımına göre katılanlar ve şikayetçilere yönelik eylemlerle sınırlandırılarak sanıklar hakkında dava açıldığı ve Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK’nın 34/1, 230 maddeleri ile 1412 sayılı CMUK’un 308/7 maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat ve delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden sanıkların eylemlerinin ve yüklenen her bir suçun yasal unsurlarının neler olduğu açık olarak gerekçeye yansıtılmadan hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında, sanıkların ev ve işyerlerinde yapılan aramalar sonucunda çok sayıda sahte resmi ve özel belge ele geçirilmiş olup, bu sanıkların bu sahte belgeleri temin edip sahteliğini bilerek saklayıp gerektiğinde diğer sanıklar … ve …’e verdiklerinden bahisle iddianame de anlatılan eylemlerin dışına çıkılarak ve eksik gerekçe ile hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, …, …, … ve … müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29/04/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.