Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/1327 E. 2013/20412 K. 18.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1327
KARAR NO : 2013/20412
KARAR TARİHİ : 18.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1) Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Yukarıdaki ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde;
Katılan … şirketine kasko sigortası ile sigortalanmış olup 15/02/2007 tarihinde hasarlanan ticari aracın tamiratı için sanığın işlettiği … Kaporta atölyesine katılan firma vasıtasıyla tedarikçi firma tarafından gönderilen yedek parçalardan bir kısmının araca hiç takılmadığı, bir kısmının yerine ise eski parçaların takıldığına dair bilirkişi tespiti yapılan olayda, sanığın savunmasında parçaların ayrı zaman dilimlerinde ve parça parça kendisine gönderilmesi ve aracı sigortalının talebi üzerine tüm parçalar takılmadan teslim etmesi sonrası, parçaların tümü geldikten sonra sigortalının aracı getirmemesi nedeniyle bu durumun meydana geldiğini söylemesi, aracın sahibi ve şoförü konumundaki tanıkların sanığın bu

beyanını doğrulamaları karşısında, sanığın suç kastının hangi şekilde oluştuğunun denetime izin verecek şekilde gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2) Sanığın “kişiliği” hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinde “olumlu” bulunarak sanık hakkında seçenek yaptırım uygulanmış iken, sanığın kişiliğinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşulları irdelenirken bu kez “olumsuz” bulunup yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaat oluşmamasına dayanak gösterilerek gerekçede çelişkiye neden olunması,
3)5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, sanığın kastının ağırlığı, güttüğü amaç ve saik göz önüne alınarak hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.