Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/22351 E. 2013/21069 K. 26.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22351
KARAR NO : 2013/21069
KARAR TARİHİ : 26.12.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, askerlik yaptığı sırada uzman çavuş olarak görev yapması nedeniyle tanıştığı katılanın, sözleşmesi sona erdikten sonra … aradığını, kendisine … bulması konusunda yardımcı olmasını istemesi üzerine, bazı kişileri araya koyarak Türk Petrolleri Anonim Ortaklığı’nda güvenlik görevlisi olarak kendisini işe başlatabileceğini ancak bunun için para vermesi gerektiğini belirerek farklı tarihlerde katılandan banka yoluyla ve posta havalesi ile toplam 5200 TL aldığı, katılanın ne zaman işe başlayacığını sorması üzerine, sanığın da katılana sahte olarak tanzim edilen ve iğfal kabiliyeti bulunan 29.06.2007 tarihli Enerji Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü başlıklı göreve başlatma yazıları ve ekindeki kadro ve derecesini ve görev tanımını belirten tarihsiz belgeyi düzenleyerek verdiği anlaşılmış olup, sanığın hileli hareketlerle katılandan haksız menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık ve sahte resmi belge tanzim ettirip kullanarak resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğine dair kabulde isabetsizlik görülmemiştir.

Sanığın aynı suç işleme kararının icrası kapsamında katılandan değişik tarihlerde haksız menfaat temin etmesine rağmen, hakkında dolandırıcılık suçundan verilen cezadan TCK’nın 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 26.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.