YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23716
KARAR NO : 2013/7913
KARAR TARİHİ : 29.04.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Katılan … vekili tarafından sanıklar hakkındaki beraat hükümlerine yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklara yüklenen katılan …’e yönelik dolandırıcılık suçuna ilişkin doğrudan doğruya zarar görmeyen şikayetçi …’ün, kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı gibi, hukuken geçersiz olan katılma kararının da, hükmü temyiz etme yetkisi vermediği gözetilerek; mevcut temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Katılan … tarafından sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıklar … ile …’nin, 07.03.2008 tarihinde katılan …’e ait noterlik binasında tanıştıkları sırada Türkiye’nin birçok yerinde büyük işler yaptıklarını söyleyerek, hem prepolsan isimli imalathaneyi hem de yaptıklarını iddia ettikleri evlerin internet üzerinden broşürlerini gösterdikleri, prepolsan adlı imalathanenin …’e ait olmasına rağmen sanık …’in, imalathanenin kendisine ait olduğu izlenimi verdiği, bütün bunlara güvenen katılanın, sanıklar ile 02.05.2007 günü adi yazılı sözleşme imzaladığı, inşaatın başında inşaat şefi sıfatıyla diğer sanık …’nın bulunduğu, bu sözleşmeye göre, katılan tarafından sanığa 85.000 TL verildiği, anahtar tesliminin 45 gün sonra alacağı hususunda mutabakata varıldığı, bunun üzerine sanıkların sözleşme gereği binanın yapımına başladıkları, binanın bir kısmını tamamlayıp paranın tamamını aldıkları, inşaatın kalan kısmını ise bırakarak kaçtıklarının iddia edildiği olayda; şikayetçi İbrahim’in inşaatın kasten yarım bırakıldığını belirtmesine rağmen, sanıkların savunmalarında, … ile ortak olma aşamasındayken katılanla tanıştıklarını, o sırada da Öner’in internet sayfasında kendilerine yer açtığını, buna güvenerek kartvizitlerinde bu şirket ismini yazdıklarını, söz verdikleri şekilde inşaata başlayıp bitirmelerine rağmen, katılanın eşinin, evin biraz daha genişletilmesini istemesi nedeniyle talep doğrultusunda evi genişletme çalışmalarına başladıklarını, ancak site yönetiminin yaz sezonu başlamadan inşaatları durdurması nedeniyle inşaatın yarım kaldığını, katılana kendilerini mimar ve mühendis olarak tanıtmadıklarını beyan etmeleri, dosya kapsamından ve katılanın sunduğu belgelerden isminin kullanıldığı iddia edilen şirketin de tanınmış bir şirket olmaması, ayrıca evin yapımına ilişkin sözleşmenin, prepolsan şirketi ile ilgisinin bulunmayıp sanık … ile katılan … arasında imzalanması hususları gözetilerek, sanıklarla katılan arasındaki ilişkinin hukuki nitelikte olduğu gerekçesine dayanarak mahkemece verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan …’in temyiz itirazlarının reddiyle, sanıklar hakkındaki beraat hükümlerinin ONANMASINA, 29.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.