Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/17856 E. 2012/44128 K. 26.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17856
KARAR NO : 2012/44128
KARAR TARİHİ : 26.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mağdur ve tanık ifadelerine göre suç tarihinin 2005 yılı Aralık ayı olduğu belirlenerek yapılan incelemde;
Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyeti bulunduğu halde 5237 sayılı TCK.nun 58.maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, tanık … …’e ait işyerinin önünde oturan müştekiyi önceden tanıyormuş gibi samimi tavırlar ve yakın diyalogda bulunarak kendisinin ve ailesinin durumunu sorduğu, müştekinin konuşma esnasında oğlu …’ın ismini vermesi üzerine sanığın, …’ın araba parçası ısmarladığını ancak almadığını, işyerinden sıkıştırdıklarını söyleyerek müştekiden oğlu …’ın telefon numarasını alarak, … ile konuşuyormuş gibi yapıp “… parçayı alıp gelmedin, babandan parayı isteyeyim mi, tamam, tamam..” diyerek telefon görüşmesi yaptığı izlenimini verdikten sonra, müştekiye …’ın parayı kendisine vermesini söylediğini bildirerek, müştekiden 300 TL almak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Hapis cezasının alt sınırdan tayin olunmasına karşılık adli para cezası belirlenirken yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesi uyarınca yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükümde yer alan “24 gün“, “20 gün” ve “400 YTL ” ibarelerinin çıkartılarak yerlerine “5 gün”, “3 gün” ve “60.00 TL ” yazılmak suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.