Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/24161 E. 2013/7933 K. 29.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24161
KARAR NO : 2013/7933
KARAR TARİHİ : 29.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; … İnşaat Taahhüt isimli firma sahibi olan katılanın, Göcek Beldesi futbol sahası yapım ihalesini kazanması üzerine, kendisini inşaat mühendisi olarak tanıtan ve …. İnşaat ve Peyzaj firması sahibi olduğunu beyan eden sanıkla, futbol sahasının yapımında işçi ve makine çalıştırması ve bazı malzemeleri alması hususunda 18.05.2006 tarihli sözleşmeyi düzenleyerek imzaladıkları, sanığın sözleşmede ….İnşaat ve Peyzaj firmasına ait bir kaşe kullandığı, oysa ki sanığın inşaat mühendisi olmadığı ve kaşesini kullandığı firmanın da 29.03.2006 tarihinde faaliyetini bitirdiği, sözleşme kapsamında sanığın, katılandan 7.500 TL bedelli çeki aldığı halde sözleşmeye konu işleri yapmadığı iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda; Ege Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün 04.12.2006 tarihli yazı cevabına göre, ….. sicil numarasında kayıtlı sanığın 30.03.2006 tarihi itibariyle inşaat taahhüt işinden dolayı gerçek gelir vergisi mükellefi olduğunun bildirildiği, katılan ile düzenledikleri 18.05.2006 tarihli sözleşmede kaşesini bastığı ….. İnşaat ve ….. isimli ticari işletmenin de faal olarak İzmir Ticaret Odası üyesi olduğu, sanığın kendisini inşaat mühendisi olarak tanıttığına dair ise, katılanın soyut iddiası dışında herhangi bir delil bulunmadığı, katılanın sanık aleyhine açtığı menfi tespit davasının, çek bedelinin ödenmesi üzerine istirdat davasına dönüştüğü ve dava sonucunda, Muğla 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.04.2007 tarih ve 2006/314 E, 2007/161 K sayılı ilamı ile davanın kabulüne, davacının dava konusu olan 7.500 TL bedelli çekten dolayı yapmış olduğu 9.300 TL ödemenin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği, sanık ile katılan arasındaki uyuşmazlığın, sözleşmeden … yükümlülüklerin yerine getirilmemesinden kaynaklanan hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu anlaşıldığından, dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 29.04.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.